Whistled türkçesi Whistled nedir

Whistled ile ilgili cümleler

English: Ali whistled a tune as he walked down the street.
Turkish: Ali caddeden aşağıya doğru yürürken ıslıkla bir melodi çaldı.

English: Ali whistled again.
Turkish: Ali yine ıslık çaldı.

English: Ali whistled for his dog.
Turkish: Ali köpeği için ıslık çaldı.

English: Ali whistled as he worked.
Turkish: Ali çalışırken ıslık çaldı.

English: Ali whistled a tune as he walked along the river.
Turkish: Ali nehir boyunca yürürken bir melodiyi ıslıkla çaldı.

Whistled ingilizcede ne demek, Whistled nerede nasıl kullanılır?

Whistle a tune : Bir ezgi ıslıklamak.

Whistle back : Islıkla çağırmak (köpek).

Whistle blower : Muhbir. İspiyoncu. Gammaz. Başka birinin yasa dışı veya gayri ahlaki hareketini açıklayan kimse.

Whistle buoy : Şamandıra.

Whistle for : Islıkla çağırmak.

Air whistle : Tren düdüğü.

Whistle for it : Avucunu yalamak. Umurunda olmamak. Unutmak.

Whistle sound : Açık bir bardak üzerinde üflendiğinde çıkan ses. solunum yollarının patolojik olarak daralmasına bağlı olarak meydana gelir, soluk borusu ve büyük bronşların daralmasından kaynaklanan sesler, ıslık çalma sesi. Islık sesi.

 

Final whistle : Bitiş düdüğü. Maçın son düdüğü. Son düdük.

Whistle stop : Az sayıda ve kısa süreli molası olan çok hızlı tur veya gezi. Küçük tren istasyonu. Seçim gezisine çıkmak. Küçük istasyon.

İngilizce Whistled Türkçe anlamı, Whistled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whistled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whistle : Yapıtı, gösteriyi, oyuncuyu ya da sahne üzerindeki herhangi bir şeyi beğenmediğini açıklamak için seyircinin başvurduğu anlatım biçimi. Islıklamak.

Boom : Yıldızı parlamak. Gelişmek. İktisat, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Işıldak direği. Gümbürtü. Gümlemek. Gürlemek. Üzerine üst üste çeşitli ışıldaklar yerleştirilebilen direk. Patlama. Hızla artmak (ticaret).

Swooshing : Vın diye geçmek. Hızla savrulan şeyin çıkardığı ses. Nike logosu.

Booms : Gümlemek. Çıkış yapmak. Fırlamak. Gürlemek. Artırmak. Gümbürdemek. Geliştirmek. Gelişmek.

Hummed : Mırıldamak (şarkı). Mırıldanmak. Vızıldamak. Hımlamak. (şarkı) mırıldanmak. Harıl harıl çalışmak. Vızlamak. Vızır vızır çalışmak.

Hissed : Küçük görerek tıslamak. Tıs. Islıklı protesto. Islık çalarak yuhalamak. Alaylı olarak tıslamak. Yuhalamak. Tıslamak. Tıslama. Islıklamak.

Whistling : Geceleyin çalındığında cinleri çağırdığına inanılan; uzaktan uzağa konuşma aracı olarak kullanılan; kızlar ve erkekler arasında arkadaşlık kurmak için yararlanılan, dudakları büzerek ya da ağıza parmak sokarak çıkartılan ince ve keskin ses. Uğuldama. Islık çalma. Vınlama.

 

Hooted : Yuhalamak. Bağırmak. Islıklamak. Kah kah gülmek. Yuh çekmek. Ötmek (baykuş). Korna çalmak. Ötmek (vapur veya tren veya sis düdüğü). Çalmak.

Cop out : Oyuna gelmek. Kaypaklık etmek. Bahane. Suçunu itiraf etmek. Yan çizmek. Sözünden caymak. Sorumluluktan kaçmak. Kaçamak yapmak. Lafı dolaştırmak.

Reed : Kazık. Akım. Düdük dili. Kamış düdük. Sipsi. Kamış. Ney. Dokuma tarağı. Kaval. Kargı.

Whistled synonyms : piped, pipe, fife, caw, communicate, buzz, howl, boomed, hooter, catcalls, gabble, buzz around, hum, tweedled, swish, cawing, whooshed, gabbles, sang, hooped, give a whistle, caws, swoosh, tootlers, sibilance, swooshes, tweedles, swishing, gabbled, cawed, catcalled, whistleing, fifing.

Whistled zıt anlamlı kelimeler, Whistled kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Indistinct : Belirsiz. İyice görülmeyen. Ayırt edilemez. Müphem. Muğlak. Silik. Hayal meyal. Belli belirsiz. Bulanık. Belirli belirsiz.