Wickeder türkçesi Wickeder nedir

  • Daha kötü.
  • Daha aşağılık.
  • Daha ahlaksız.

Wickeder ingilizcede ne demek, Wickeder nerede nasıl kullanılır?

Wickedest : En ahlaksız. En aşağılık. En kötü.

Wicked woman : Kötü niyetli kadın. Ahlaksız kadın. Kötü kadın. Şirret kadın. Günahkar kadın. Hain kadın.

Haman the wicked : Esther kitabı'nda prusya kralı ahasuerus'a yardım ederek tüm yahudi shushan toplumunu yok etme teşebbüsü nedeniyle hain kabul edilen.

Most wicked : En kötü.

Wicked : Kötü huylu. Ayıplanacak. Kötücül. Aşağılık. Muzip. Hain. Hınzır. Ahlaksız. Fena. Yaramaz.

Wickedness : Kötülük. Günahkarlık.

Wickedly : Ahlaksızca. Kötü bir şekilde. Şirret bir şekilde. Kötü niyetli bir şekilde. Haince. Günahkar bir şekilde. Günahkarca.

Wicker basket : Sele. Sepet. Hasır sepet.

Wicker chair : Hasır koltuk. Hasır sandalye veya koltuk.

Wickerwork : Hasır işi. Sepet örgüsü. Hasır. İnce dal veya sazdan yapılmış eşya. Sepet işi. Çit örgü.

İngilizce Wickeder Türkçe anlamı, Wickeder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wickeder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heinous : Çirkin. İğrenç. Kötü. Tiksindirici.

Wood : Tahta. Tahtadan yapılmış. Ağaç. Odun. Ahşap. Sertleşmiş ölü ksilem hücrelerinden oluşmuş karmaşık yapı. Kereste. Orman. Ağaçlandırmak. Koru.

 

Peccable : Suçlu. Kabahatli. Günah işleyebilir. Fasit.

Irreclaimable : İslah edilemez. Islah olunamaz. Islah olmaz. Geri istenemez. Düzeltilemez.

Worses : Daha fena. Beter. Daha kötüsü. Kötü. Daha da kötüsü.

Worse : Kötü. Daha kötü şey. Daha da kötüsü. Daha hasta. Daha kötüsü. Daha çok. Beteri. Beter. Daha fena.

Evil : Musibet. Şanssız. Kem. Canavar. İnsanın gereksinmelerine, çıkar ve dileklerine aykırı olan, bir topluma, bir toplumsal kümeye, bir kişiye zarar verici sayılan, özdeksel ya da tinsel bir nesnenin, bir olayın niteliği. Zararlı. Uğursuz. Dert. Kaza.

Unredeemable : Fidye ile kurtarılamaz. İtfa edilemez. Kurtarılamaz. Feshedilemez.

Unreformable : İyileştirilemez. Uslanmaz. Düzeltilemez. İflah olmaz. Uslandırılamaz. İflah edilemez.

Irredeemable : Paraya çevrilemez. Karşılanamaz. Düzeltilemez. Telafi edilemez. Kolayca bozdurulamayan. Bozdurulamaz. Bedeli ödenerek kurtarılamaz. Kurtulamaz. Çaresiz. Silinmez.

Wickeder synonyms : wrong, impious, warre, iniquitous, flagitious, worser, immoral, heavy, sinful, ungodly, unrighteous, wretcheder, nefarious, villainous, vicious, scurvier, peccant.

Wickeder zıt anlamlı kelimeler, Wickeder kelime anlamı

Virtuous : Dürüst. Ustalık gerektiren. Erdemli. Hünerli. Namuslu. Afif. Temiz. İffetli. Faziletli.

Good : Çıkar. Menfaat. Yarar. Doğruluk. Yararlı. Sağlamlaştırmak. Uslu. Emin. Dolu dolu. Sağlığa yararlı.

Right : Doğrudan doğruya. Sağ. Düzelmek. Cidden. Doğrulmak. Gayet. Doğru. Sağa. Telafi etmek. Derleyip toplamak.

Wickeder antonyms : pious, moral, righteous, mild.