Windier türkçesi Windier nedir

Windier ile ilgili cümleler

English: It's windier today than it was yesterday.
Turkish: Hava bugün dünkünden daha rüzgarlı.

Windier ingilizcede ne demek, Windier nerede nasıl kullanılır?

Windiest : Rüzgarlı. Boş. Boş konuşan. En rüzgarlı. Endişeli. Lafı uzatan. Rüzgar alan. Korkmuş. Gaz yapan (yiyecek).

Windily : Övünür bir şekilde. Rüzgarlıca. Böbürlenerek. Boş bir şekilde. Övünerek. Rüzgarlı bir şekilde. Mantıksızca.

Windiness : Rüzgarlılık. Gevezelik. Çenesi düşüklük.

Winding : Helezoni. Dolam. Dönemeç. Bağlı olduğu çalgıda manyetik alan oluşmak yoluyla tel titreşiminin ses sinyaline dönüşmesini sağlamak için bakır gibi iletken bir telin bir mıknatıs çevresine birçok kez sarılması işi. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kavis. Döner. Sarma. Bir filmi ya da bir mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma. Sarım.

Winding diameter : Makara çapı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların sarıldığı makaraların çapı.

Winding road : Dosdoğru gitmeyen ve dolambaçlı olan yollar. Dolambaçlı yol. Dolambaçlı yollar.

 

Winding key : Kurgu.

Winding engine : Çıkarma makinesi. İhraç makinesi.

Winding frame : İplik sarma makinesi.

Winding drum : Sarmaç. Sarım tamburu.

İngilizce Windier Türkçe anlamı, Windier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Windier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleakest : Soğuk. Umutsuz. Üzgün. Rüzgara açık. Çıplak. Kasvetli. Rüzgara maruz. Akkefal. Sevimsiz.

Chew over : Kafa patlatmak. Üzerinde düşünmek. Hakkında düşünmek. Kafa yormak. Üzerinde kafa yormak. Bahsetmek.

Abortive : Kısır. Akim. Abortif. Gelişmemiş. Erken doğmuş. Prematüre. Düşük yaptıran. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması.

Windy : Geveze. Uzun ve boş laf dolu. Çalçene. Gevezelik.

Muse : Şiir tanrıçası. Derin düşüncelere dalmak. Sanat tanrıçası. Üzerinde düşünmek. Kafa yormak. Esin perisi. Kafa patlatmak. Dalmak. İlham perisi. Müz.

Barren : Meyvesiz. Faydasız. Budala (argo terim). Yavan. Verimsiz. Çorak. Sonuçsuz. Bereketsiz. Anlamsız.

Shied : Çekinmek. Ürkmüş. Korkmak. İrkilmek. Fırlatmak. Sakınmak. Ürkmek. Atmak.

Wind swept : Rüzgara bakan. Rüzgara açık.

Bare : Yalın. Açık. Çıplak. Açığa vurmak. Gözle görülür hale getirmek. Açığa çıkartmak. Çıkarmak. Soymak. Açmak. Süssüz.

Windier synonyms : ruminate, blowiest, yapper, captious, airiest, blustery, bleaker, gustful, awestruck, gustier, frettiest, blanker, fraughts, devoid of, blank, enquire, frightened, request, excogitate, bootless, airy, chimerical, blasty, cliffhanging, windiest, ponder, pavid, doubting, blowier, bleak, dubio, devoid, concerned.

Windier zıt anlamlı kelimeler, Windier kelime anlamı

Summer solstice : Yaz gündönümü. Günötesi. Bk. gündönümü.

Stay in place : Yerinde kalmak.