Winkled türkçesi Winkled nedir
- Zorla çıkarılmış.
Winkled ile ilgili cümleler
English: Tom's eyes twinkled.
Turkish: Tom'un gözleri parladı.
Winkled ingilizcede ne demek, Winkled nerede nasıl kullanılır?
Twinkled : Işıldamak. Göz kırpma. Parlamak. Titrek parlamak. Göz kırpıştırmak. Parlamak (gözler). Parıldamak. Pırıldamak. Pırıltı. Göz kırpmak.
Winkle out : Zorla sızdırmak. Zor zor söyletmek. Çıkarmak. Güçlükle çekmek.
Winkle : Sik. Penis. Çük. Sökmek. Yenilebilir bir tür deniz salyangozu. Zorla çıkarmak. Yarak. Deniz salyangozu. Elde etmek. Zorla almak.
Winkler method : Winkler yöntemi. Suda çözünmüş oksijenin analitik olarak belirleme yöntemi.
Winkles : Deniz salyangozu. Çük. Sik. Salyangoz. Yarak. Alet. Penis.
Twinkle : Göz kırpıştırmak. Parıldamak. Göz kırpmak. Pırıltı. Işıldamak. Göz kırpma. Pırıldamak. Parlamak (gözler). Parlamak. Parıltı.
Periwinkles : Cezayir menekşesi (botanik terimi). Pervane çiçeği. Küçük bir tür deniz salyangozu. Deniz salyangozu. Cezayirmenekşesi. Menekşe rengi. Perivinkle. Cezayir menekşesi. Vinca rosea.
Twinklers : Parlayan. Işıldayan. Göz kırpan veya kırpıştıran kimse veya şey. Kırpan veya kırpıştıran kimse (genellikle gözlerle alakalı). Göz kırpan.
Winkling : Zorla çıkarma.
Periwinkle : Apocynaceae familyasından, çok yıllık, çalımsı veya otsu yapıda, süs bitkisi olarak yetiştirilen vinca cinsinin türlerine verilen genel ad. Menekşe rengi. Cezayir menekşesi. Vinca rosea. Cezayirmenekşesi. Küçük bir tür deniz salyangozu. Deniz salyangozu. Cezayir menekşesi (botanik terimi). Perivinkle.
İngilizce Winkled Türkçe anlamı, Winkled eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Winkled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lifeline : Dalgıcı su yüzeyinde bir noktaya bağlayan hat. Hayatın bağlı olduğu şey. Cankurtaran halatı. (bir yarışmada) joker hakkı. Hayat çizgisi. Dalgıç halatı.
Cutis : Derinin iç tabakası. Derinin ikinci katmanı. Dermis. Alt deri. Derma. Altderi. Kütis. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Deri.
Tegument : Deri. İçerisinde dev bir çekirdek veya çekirdek fragmentlerinin oluşabildiği sinistiyal sitoplazmik tip vücut örtüsü. tegument yassı solucanların (monogenea, digenea, cestoda) ve akantosefalaların larvalarının ve erişkinlerin yüzeyini kaplar, ancak erişkin paraziter yassı solucanların tegumentinde çekirdek bulunmaz. Tohum zarı. Tegument. Bir oluşumu dıştan örten tabaka. Zar. Kabuk.
Crease : Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Buruşmak. Kat. Buruşturmak. Kırıştırmak. Kırışmak. Pot. Buruşukluk. Pli. Kırışıklık.
Crinkle : Kırışmak. Buruşmak. Katlamak. Kıvırmak. Buruşturmak. Hışırdatmak. Kırıştırmak. Hışırdamak. Kırışık. Karıştırmak.
Imprint : Yayıncı. Sokmak (zihnine). Damga. İyice yerleştirmek. Etkilemek. Nakşetmek. Marka. Damga basmak. Damgalamak. Kafasına sokmak.
Laugh line : Göz kenarı kırışıklığı. Göz kenarı kırışıklıkları. Göz kenarındaki kırışıklık. Göz kırışıklıkları.
Depression : Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. Çökme. Coğrafya, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sensomotorik duyarlılığın azalması. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Daralma. Buhran. Çöküntü alanı. Bunalım. Değerini düşürme.
Skin : Post. Sıyırmak. Derisini soymak. Zar. Ten. Kazıklamak. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Yüzmek. Soymak. Derisini yüzmek.
Contract : Buruşturmak. Kasmak. Daralmak. Kasılmak. Mukavele. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma. (hastalığa) yakalanmak. Ölçüsünü küçültmek. Kontrat yapmak. Daraltmak.
Winkled synonyms : line of destiny, line of saturn, frown line, love line, dermatoglyphic, line of life, heart line, line of heart, crow's foot, line of fate, mensal line, crow's feet, line, seam, impression, furrow, life line, purse.
Winkled zıt anlamlı kelimeler, Winkled kelime anlamı
Unlighted : Işıklandırılmamış. Işıksız. Aydınlatılmamış.
Virtuous : Afif. Ustalık gerektiren. Erdemli. Faziletli. Dürüst. Namuslu. Temiz. Hünerli. İffetli.
Good : Sağlamlaştırmak. Hayırlı. Uslu. Yararlı. Menfaat. Çıkar. Doğruluk. Dolu dolu. Sağlam. Yarar.
Winkled antonyms : pious, right, moral, righteous.

Bu kısımda Winkled kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Winkled ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Winkled anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Winkled ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.