Withheld türkçesi Withheld nedir

Withheld ile ilgili cümleler

English: Ali withheld some important information.
Turkish: Ali bazı önemli bilgiyi sakladı.

Withheld ingilizcede ne demek, Withheld nerede nasıl kullanılır?

Withhold : Tahsisatları durdurmak. Tutulmak. Kısıtlamak. Alıkoymak. Birine bir şeyi vermemek. Vermemek. Tutmak. Esirgemek. Saklamak.

Withhold an announcement : İlanı geciktirmek. Duyuruyu bekletmek.

Withhold from : Saklamak. -den kesmek.

Withhold judgment : Yargıda bulunmamak.

Withhold payment : Ödeme yapmamak. Ödemeyi durdurmak.

Withholders : Zapt eden kimse veya şey. Vermekten kaçınan kimse veya şey. Elinde tutan. Esirgeyen kimse veya şey. Alıkoyan kimse veya şey. Sınırlayan kimse veya şey. Hapseden kimse veya şey. Saklayan kimse veya şey. Alıkoyan. Azaltan kimse veya şey.

Withholder : Alıkoyan kimse veya şey. Hapseden kimse veya şey. Elinde tutan. Azaltan kimse veya şey. Zapt eden kimse veya şey. Durduran kimse veya şey. Vermekten kaçınan kimse veya şey. Kontrol altında tutan kimse veya şey. Alıkoyan. Sınırlayan kimse veya şey.

Withholding evidence : Kanıt gizleme. Mahkemeden kanıt saklama. Delil saklama.

 

Withholding tax : Stopaj vergisi. Stopaj. Vergiyi kaynakta kesme.

Withholds : Kısıtlamak. Vermemek. Alıkoymak. Tutulmak. Birine bir şeyi vermemek. Tutmak. Saklamak. Tahsisatları durdurmak. Esirgemek.

İngilizce Withheld Türkçe anlamı, Withheld eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Withheld ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bosom : Koyun. Gizlemek. Koyun merkez. Balkon. Döş. Elbisenin göğüs kısmı. Çok yakın. Orta. Yakın.

Alleviates : Hafiflemek. Bastırmak. Yatıştırmak. Dindirmek. İçine su serpmek. Azalmak. Teskin etmek. Yüreğine su serpmek. Hafifletmek.

Delays : Geciktirmek. Oyalanmak. Geç kalmak. Süreler. Oyalamak. Savsaklamak. Gecikmek. Ertelemek. Gecikmeler. Vergi işlemlerinde ve vergi anlaşmazlıklarında yasasında sınırlanan ölçülere göre uygulanan süreler.

Choke back : Frenlemek. Tutmak. Kısmak. (sinirini vb) bastırmak. Bastırmak. Vazgeçirmek. Kontrol etmek. (sinirini vb) kontrol altında tutmak.

Circumscribed : Dışına çizilen. Kısıtlamak. Sınırlanmış. Daire içine almak. Sınırlandırılmış. Etrafını çizmek. Çemberlemek. Çevresi çizilmiş.

Begrudges : İstemeyerek vermek. Kaçınmak. Gözü kalmak. Fazla görmek (bir şeyi birine). Çekememek. İstemeyerek yapmak. İçine oturmak. Çok görmek. Kıskanmak.

Kept : Sürdürmek. Durmak. Uymak. Kalmak. Gözkulak olmak. Bulundurmak. Tutmak. Korumak. Bakmak.

Grudged : Çok görmek. Vermek istememek. Haset etmek. Hınç. Kıskanmak. İsteksizce vermek. İsteksiz olmak. Kin. Çok görmek (bir şeyi birine).

Inhibited : Zapt edilmiş. Utangaç. Yasaklanan. Çekingen. Yasaklanmış. Bastırılmış. Engellenmiş. Önlenmiş. Çekingenlik yaşayan.

 

Hold on : Devam etmek. (telefonda) beklemek. Hatta kalmak. Tutmak. Sarılmak. Durmak. Bağlanmak. Telefonu kapatmayıp beklemek. Dayanmak. Beklemek.

Withheld synonyms : deprive, blind, aborting, reserved, detain, bounds, safe custody, in love, retentions, coop up, impounded, aborts, distraint, bosomed, hold back, caged, deters, delay, abduct, abolishes, afflicted with, engaged, forfend, immobilise, astrict, block, abandon, seize, cloaks, called off, control, refuse, encloses.

Withheld zıt anlamlı kelimeler, Withheld kelime anlamı

Unblock : Tıkanıklığı açmak. Blokunu kaldırmak. Engeli kaldırmak. Blok çözmek. Öbek çözmek. Blokajı açmak. Debloke etmek.

Unfreeze : Serbest bırakmak. Eritmek. Buzunu çözmek.

Allow : Hesaba katmak. Kabul etmek. İmkan vermek. Saymak. Vermek. Sağlamak. İndirim yapmak. İtiraf etmek. Müsaade etmek. Hoş görmek.

Withheld antonyms : lose.