Withholders türkçesi Withholders nedir

  • Alıkoyan.
  • Sınırlayan kimse veya şey.
  • Kontrol altında tutan kimse veya şey.
  • Durduran kimse veya şey.
  • Azaltan kimse veya şey.
  • Esirgeyen kimse veya şey.
  • Vermekten kaçınan kimse veya şey.
  • Hapseden kimse veya şey.
  • Saklayan kimse veya şey.
  • Elinde tutan.
  • Zapt eden kimse veya şey.
  • Alıkoyan kimse veya şey.

Withholders ingilizcede ne demek, Withholders nerede nasıl kullanılır?

Withholder : Durduran kimse veya şey. Esirgeyen kimse veya şey. Saklayan kimse veya şey. Zapt eden kimse veya şey. Sınırlayan kimse veya şey. Alıkoyan. Azaltan kimse veya şey. Kontrol altında tutan kimse veya şey. Alıkoyan kimse veya şey. Elinde tutan.

Withhold an announcement : İlanı geciktirmek. Duyuruyu bekletmek.

Withhold from : -den kesmek. Saklamak.

Withhold judgment : Yargıda bulunmamak.

Withhold payment : Ödemeyi durdurmak. Ödeme yapmamak.

Withhold : Kısıtlamak. Saklamak. Vermemek. Tahsisatları durdurmak. Alıkoymak. Tutulmak. Tutmak. Esirgemek. Birine bir şeyi vermemek.

State withholding : Yasal kesinti.

Withholdings : Azaltma. Hapsetme. Vermekten kaçınma. Saklama. Sınırlama. Zapt etme. Alıkoyma. Durdurma. Esirgeme. Kontrol altında tutma.

Withholding fire : Askerlerin silahlarını ateşlemediği durum (çoğunlukla bir şaşırtma durumu yaratmak için). Ateş kesme. Ateş durdurma.

 

Withholding evidence : Kanıt gizleme. Mahkemeden kanıt saklama. Delil saklama.

İngilizce Withholders Türkçe anlamı, Withholders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Withholders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individual : Fert. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Birbirinden ayrı. Kişi. Başlıbaşına. Ferdi. Şahsi. İnsan. Zat. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad.

Interceptive : Alıkoyma eğiliminde olan. Alıkoyucu. Geciktirici. Engelleme eğiliminde olan. Önleme meyilinde olan. Durdurma meyilinde olan. Geciktirme meyilinde olan. Araya giren. Önleyici.

Person : Zat. İnsan. Tip. Adam. Vücut. Can. Beden. Kimse. Karakter (tiyatro terimi).

Possessors : Eldeci. Sahip. Zilyet. Mal sahibi. Malik. Hakim olan. İye.

Mortal : Mortal. Ölümlü. Çok büyük. Beşer. Ölüm. Öldürücü. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Fani. Amansız.

Soul : Gönül. Esas. Kimse. Şahıs. İçtenlik. Tin. Kök. Can. Kişi. Canlılık.

Controller : Yönetici. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Müfettiş. Muhasebeci. Denetmen. Denetleyici. Kumanda aygıtı. Kontrol aygıtı. Denetçi. Sıcaklık, basınç ya da nem değişmelerinden etkilenerek bazı araçlarla bunu önleyecek hareket olanağı sağlayan aygıt.

Somebody : Önemli kimse. Kimisi. Şahsiyet. Bir kimse. Kimse. Önemli birisi. Bazısı. Birisi. Biri.

Possessor : Malik. Hakim olan. Malsahibi. Zilyet. İye. Sahip. Eldeci. Mal sahibi.

Withholders synonyms : withholder, restrainer, retaining, impeders, preclusive, impeder, retentive, someone.

Withholders zıt anlamlı kelimeler, Withholders kelime anlamı

Granter : Fariğ. Temlik eden. Veren kimse. Veren. Bağış yapan. Devreden. Miras bırakan kimse. Bağış yapan kimse.