Without a trace türkçesi Without a trace nedir

  • İz bırakmadan.

Without a trace ile ilgili cümleler

English: Some day, the boy disappeared without a trace.
Turkish: Günün birinde oğlan, iz bırakmadan ortadan kayboldu.

English: Ali has disappeared without a trace.
Turkish: Ali iz bırakmadan kayboldu.

English: A cargo vessel, bound for Athens, sank in the Mediterranean without a trace.
Turkish: Atina'ya giden bir yük gemisi, bir iz bırakmadan Akdeniz'de battı.

English: He disappeared without a trace.
Turkish: İz bırakmadan kayboldu.

English: Ali vanished without a trace.
Turkish: Ali iz bırakmadan ortadan kayboldu.

Without a trace ingilizcede ne demek, Without a trace nerede nasıl kullanılır?

Without : -siz. Haricen. Medikçe. Olmaksızın. Dıştan. Hariç. -meksizin. O olmadan. Dış. Meksizin.

A : (herhangi) bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Herhangi bir. Pek iyi. Amperin simgesi. Miktar belirtir. Bir. En yüksek not. Atom ağırlığı.

Trace : İzlemek. Kopya etmek. Keşfetmek. Üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak. İzini sürmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İz. İşaret. Dayanmak. Çizmek.

Disappeared without a trace : En ufak ipucu bırakmadan kayboldu. Arkasında bir iz bırakmadan ortadan kayboldu. Geride en ufak iz bırakmadan ortadan kayboldu.

 

Sink without a trace : Sırra kadem basmak.

Without a doubt : Yakinen. Şüphesiz bir şekilde. Sorgulanamaz bir şekilde. Kuşkusuz. Kuşkusuzca. İzahtan vareste. Kesinlikle.

Without a peer : Eşsiz.

Without a murmur : Gık çıkarmadan. Gıkı çıkmadan. Gıkını çıkarmadan.

Was lost without a trace : Buharlaşıp kayboldu. Kayboldu. İpucu bırakmadan kayboldu. Yer yarıldı yerin dibine girdi. Tek iz bırakmadan kayıplara karıştı.

Without a care in the world : Tasasız. Dünya yıkılsa umurunda değil.