Withstander türkçesi Withstander nedir
- Saldırıya karşı koyan.
Withstander ingilizcede ne demek, Withstander nerede nasıl kullanılır?
Withstand disappointment : Beklentilerin karşılanmadığı duruma göğüs gerebilmek. Düş kırıklığına karşı dayanıklı olmak. Hayal kırıklığına dayanmak.
Withstand hardships : Zor durumlara karşı göğüs germek. Zorluklara karşı dayanıklı olmak. Zorluklara karşı dayanmak.
Withstand the cold : Soğuğa dayanmak.
Ability to withstand disappointments : Hayal kırıklığı ile baş edebilme kapasitesi. Sıkıntılıların üstesinden gelebilme yeteneği. Hayalkırıklıklarına dayanma kabiliyeti.
Inability to withstand disappointment : Şaşkınlığa dayanamama. Hayal kırıklığına kötü tepki verme. Hayal kırıklığına dayanamama.
Notwithstanding : Karşın. -e karşın. Buna rağmen. Rağmen. -e rağmen. Bununla beraber. Yine de. Buna karşın. Bütün bunlara rağmen. Bağlı olmaksızın.
Withstanding : Başarılı. Karşı koyma. Karşı koymak. Karşı koyarak. Direnmek. Dayanmak.
Withstand : Karşı koymak. Göğüs germek. Direnmek. Mukavemet etmek. Dayanabilmek. Dayanmak.
Withstands : Direnmek. Dayanmak. Karşı koymak. Mukavemet etmek. Dayanabilmek.
İngilizce Withstander Türkçe anlamı, Withstander eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Withstander ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Opposer : Düşman. Muhalefet eden kimse. Rakip. Muhalefet eden. Karşıt olan kimse.
Fighter : Dövüşçü. Avcı uçağı. Savaş uçağı. Mücadeleci kimse. Kavgacı. Savaşımcı. Cidalci. Boksör. Savaşçı. Alperen.
Scrapper : Kavgacı tip. Kazıyıcı. Yatak raspası. Kavgacı kimse.
Opponent : Bir kılıçoyuncusuyle yarışma yapan öteki oyuncu. Karşıt. Düşman. Aleyhtar. Muhalif. Hasım. Karşıt kişi. Karşıtçı. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi.
Adversary : Düşman. İblis. Şeytan. Muhalif kişi. Muhalif. Aleyhtar. Hasım. Rakip. Karşı kimse. Hasım taraf.
Antagonist : Muhasım. Düşman. Antagonist. Karşıt etkili kas. Karşıt olarak hareket eden; kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormonun, nörotransmitterin ya da ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Zıt. Aksi yönde. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Karşıt kişi. Karşı olan kimse.
Defender : Savunan. Savunma oyuncusu. Savunan kimse. Ünvanını koruyan şampiyon. Koruyucu kimse. Savunan kişi. Müdafaa eden. Savunucu. Müdafi. Tarafını tutan.
Battler : Güçlü dövüşçü. Çok çalışmasına rağmen eline fazla para geçmeyen. Savaşçı. Çarpışmacı.
Combatant : Kavgacı tip. Dövüşçü. Mücadeleci. Savaşçı. Alperen. Mücahit. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Vuruşmacı. Kavgacı.
Resister : Direnişçi.
Withstander synonyms : belligerent.
Withstander zıt anlamlı kelimeler, Withstander kelime anlamı
Agonist : Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi). Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi). Aynı yönde etki yapan. Agonist.
Withstander ingilizce tanımı, definition of Withstander
Withstander kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An opponent. One who withstands, or opposes. A resisting power.

Bu kısımda Withstander kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Withstander ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Withstander anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Withstander ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.