Wools türkçesi Wools nedir

  • Yün.
  • Bulaşık teli.
  • Yapağı.
  • Yün gibi saç.
  • Saf.
  • Kıvırcık saç.

Wools ile ilgili cümleler

English: Isaac Newton was born in 1643 in Woolsthorpe, England.
Turkish: Isaac Newton 1643 yılında Woolsthorpe, İngiltere'de doğdu.

Wools ingilizcede ne demek, Wools nerede nasıl kullanılır?

Woolsack : İngiliz adalet bakanının lordlar kamarasının sözcüsü sıfatıyla oturduğu yer. Yün çuvalı. Lordlar kamarası başkanının yeri.

Woolsey : Georgia eyaletinde yerleşim yeri.

Woolshed : Koyunların yünlerinin kırkıldığı ve toplandığı yer. Koyun kırpılan yer. Yün deposu. Yün kırkım evi.

Woolskin : Yünlü koyun derisi.

Woolsorter : Yün ayıklayan kimse. Yün ayıklayan kişi.

Wool gather : Hayale dalmak.

Wool hall : Yün borsası.

Wool gathering : Dalgın. Hayalci. Başında kavak yelleri esen. Yün toplama.

Wool blind : Yün körlüğü. Koyunların gözleri etrafındaki yünlerin uzaması sonucu görememesi.

Wool fat : Lanolin. Yün yağı.

İngilizce Wools Türkçe anlamı, Wools eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wools ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afros : Zencilerin kabarık ve doğal saç modeli.

Country bumpkin : Ahmak. Hödük. Salak.

Combers : Tarak. Penye makinesi. Asıl hani balığı. Üst kısmı kuvvetli rüzgarla ileriye doğru itilen derin deniz dalgası. Uzun ve tümsekli dalga. Tarakçı. Tarak makinesi. Hani.

 

Fuzzes : Tüy. İnce tüy. Polis. Hav. Kuştüyü. Ayva tüyü. Kuş tüyü. Havlanmak. İnce tüyler. Tüy gibi saç.

Pelage : Kürk. Memeli hayvan kürkü. Tüy. Memeli hayvanların kürkü.

Absolute : Katıksız. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kati. Absolü. Mükemmel. Salt. Sınırsız. Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt.

Deceivable : Kolay kandırılan. Kolay aldatılan.

Undergrowth : Ağaç altındaki çalılık. Ormanaltı bitkileri. Olgunlaşmamış. Çalı (ormandaki veya korudaki büyük ağaçların altında yetişen). Büyük ağaçların altında yetişen bitkiler. Ağaççık vb´nden oluşan bitki örtüsü. En ilginç örnekleri eşleksel ormanlarda görülen, ormanaltı topraklarına uymuş, yoğun ve çok çeşitli türlerden oluşan bitkisel örtü. Çalılık.

Wire wool : Tel atkı. Tel yumak.

Fuzz : Ayva tüyü. Havlanmak. Hav. Tüy gibi saç. Aynasız. Kuştüyü. Polis. Kuş tüyü.

Wools synonyms : array, old growth, second growth, chaster, steel wool, wool, bosk, curly hair, underbrush, textile, vegetation, artless, born yesterday, fleece wool, material, fleece, tweed, axenic, botany, forest, rainforest, jungle, cleanest, wood, candid, clean, rain forest, woollen, chaste, virgin forest, chastest, woolen, confiding.

Wools zıt anlamlı kelimeler, Wools kelime anlamı

Fauna : Hayvanların yaşadığı bölge. Bölge hayvanlarının tümü. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan topluluğu. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Hayvanat. Doğay.

Hard : Ekşi. Anlaşılmaz. Acı (su). Sağlam. Kireçli. Dayanıklı. Zor. Güç. Sert. Zahmetli.