Workboat türkçesi Workboat nedir

  • İş teknesi.

Workboat ingilizcede ne demek, Workboat nerede nasıl kullanılır?

Workbook : İşçi karnesi. Alıştırma defteri. Çalışma kitabı. İşletme talimatları. Alıştırma kitabı. Çalışma kılavuzu. Çalışma kayıt defteri. Alıştırma kitabı (öğrenciler için). El kitabı. Kılavuz.

Workbook options : Çalışma kitabı seçenekleri. Çalışmakitabı seçenekleri.

Workbook paging icon : Çalışma kitabı sayfalandırma simgesi.

Workbook tab : Çalışma kitabı sekmesi.

Workbooks : Alıştırma kitabı. Çalışma kitapları. Çalışma kılavuzu.

Personal macro workbook : Kişisel makro çalışma kitabı.

Add to workbook : Çalışma kitabına ekle.

Microsoft excel workbooks : Microsoft excel çalışma kitapları.

Entire workbook : Tüm çalışma kitabı. Çalışma kitabının tamamı.

New workbook : Yeni çalışma kitabı.

İngilizce Workboat Türkçe anlamı, Workboat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Workboat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Develop : Şekillendirmek. Ün kazanmak. (film) banyo etmek. İlgi göstermek. Belirtici yıkama. Banyo etmek. İlerlemek. Harekete geçmek. Yıkamak (film). Artmak.

Turn out : Olup çıkmak. Göndermek. Tersini çevirmek. (dolap vb) boşaltmak. Otlamaya çıkarmak. Haline gelmek. Meydana getirmek. Boşaltmak. Tersyüz etmek. Sıraya dizilmek.

 

Elaborate : Ayrıntılandırmak. Ayrıntılı. Ayrıntılara inmek. İncelikli. Karmaşıklaştırmak. Açmak. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak. İnce işle ve emekle meydana getirmek. Özenle hazırlanmış. Detaylandırmak.

Come out : Çıkmak. Çıkmak (leke). Anlaşılmak. Sunulmak. Yayımlanmak. Piyasaya çıkmak. Sonuçlanmak. Yayılmak (haber). Ortaya çıkmak. Yayınlanmak.

Work up : Artırmak. Hazırlamak. Azdırmak. Heyecanlandırmak. Amaçlamak. Hedeflemek. Körüklemek. Sokmak. Düzenlemek. Tahrik etmek.

Workboat synonyms : make grow.

Workboat zıt anlamlı kelimeler, Workboat kelime anlamı

Idle : Gereksiz. Boşta olmak. Aylak. İşe yaramaz. Başıboş. Verimsiz. Rölantide çalışmak. İşlemeyen. Haylaz. Tembel.

Stand still : Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareket etmemek.