Workfare türkçesi Workfare nedir
- Çalışma refahı.
- İstihdam programı.
- Hükümetin işsizlere iş yaratmak için sağladığı geçici işler.
Workfare ingilizcede ne demek, Workfare nerede nasıl kullanılır?
Workfare program : Hükümetin işsizlere iş yaratmak için sağladığı geçici işler. İstihdam programı. Çalışma refahı.
Workfellow : Koldaş. Çalışma arkadaşı. İş arkadaşı.
Workfile : İşkütüğü. Çalışma dosyası.
Workflow : Bir bilgisayar sistemindeki görevlerin planlaması (bilgisayar). Çalışma akışı. İş akışı. İş akış. Başlangıcından bitişine kadar belirli bir görevle ilgili faaliyetler düzeni.
Workflow language : Bir bilgisayar dizgesine verilen işleri ve bunları oluşturan görevleri tanımlamak üzere kullanılan dil. İş akış dili.
Workforce : Mevcut olan çalışanlar gücü. İş gücü. Bir ülkedeki tüm çalışanların toplam nüfusa oranı. İşçiler. İşgücü. Bir şirkette çalışan tüm insanlar grubu (ticaret). Çalışanlar.
Work a buttonhole : İliğin kenarlarını dikmek.
Cheap workforce : Ucuz işgücü.
Work accident : Çalışırken ortaya çıkan kaza. İşyerinde meydana gelen kaza. İş kazası.
Work a miracle : Keramette bulunmak. Mucizevi bir şeye neden olmak. Mucize gerçekleştirmek. Bir mucize yaratmak.
İngilizce Workfare Türkçe anlamı, Workfare eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Workfare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trench warfare : Askerlerin siperler içerisinden savaştıkları çatışma türü (birinci dünya savaşı'ndan). Süngü savaşı. Siper harbi. Mevzi harbi. Siper savaşı.
War : Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Savaş. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Cenk. Mücadele. Savaşım. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Harp. Strateji. Çatışma.
Struggle : Savaşmak. Gayret. Savaşım vermek. Mücadele etmek. Debelenmek. Çabalamak. Dövüşmek. Uğraş. Boğuşmak. Cebelleşmek.
Jihad : Din uğruna savaş. Cihad. Cihat.
War of nerves : Sinir savaşı. Sinir harbi.
Biological warfare : Biyolojik harp. Mikrop savaşı. Biyolojik savaş.
Civil war : Milli savaş. İç savaş. Bir ulusun içinde türlü anlayıştaki topluluklar arasında çıkan savaş. İçsavaş.
Chemical operations : Kimyasal harekat. Kimyasal işlemler.
Psychological warfare : Ruhsal savaş. Sinir harbi. Psikolojik harp. Psikolojik savaş.
World war : Dünya savaşı.
Workfare synonyms : biologic attack, biological attack, drug war, iw, limited war, armed combat, international jihad, bw, bioattack, information warfare, hot war, chemical warfare, conflict, fight, workfare program, battle, combat, aggression, engagement, jehad, action, military action.
Workfare zıt anlamlı kelimeler, Workfare kelime anlamı
Cold war : Soğuk savaş. İkinci dünya savaşı sonrasında sovyetler birliği ve doğu müttefikleriyle birleşik devletler ve batı müttefikleri arasında çıkan siyasi ve ekonomik çekişme.
Nonworker : İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan. Çalışmayan kimse.

Bu kısımda Workfare kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Workfare ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Workfare anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Workfare ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.