Working license türkçesi Working license nedir

  • Çalışma ruhsatı.
  • Bir konuda iş yapmak için resmi kuruluşlardan alınan izin.
  • İktisat alanında kullanılır.

Working license ingilizcede ne demek, Working license nerede nasıl kullanılır?

Working : Temel. İşletme. Mayalanma. İşleme tarzı. Halletme. Çalıştırma. Emekçinin düşünsel veya bedensel gücünü bir mal veya hizmet üretim sürecinde kullanması. krş. emek. Çalışmayla ilgili. İş. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

License : İzin vermek. Oynama belgesi. Yetki vermek. Ehliyet ve ruhsat vermek. Ruhsat. İzin belgesi vermek. Genellikle dört yıl süren üniversite ya da yüksek okul öğrenimi. bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Lisans vermek. Evlenme cüzdanı. Lisanslama yapmak.

Working advance : İşin bitiminden sonra hesaplaşmak üzere işi yapacak olan kişilere önceden ödenen para. İş öndeliği.

Working advances : İşin bitiminden sonra sayışılmak üzere genellikle işletmeler adına yapılacak her tür hizmetler karşılığı kişilere önceden ödenen para. İş öndelikleri.

Working age : Çalışma yaşı.

Working agreement : Geçici anlaşma.

İngilizce Working license Türkçe anlamı, Working license eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Working license ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Working license synonyms : abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, a change in supply, a shift in individual demand, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, work permit.