Workmen türkçesi Workmen nedir

  • Usta.
  • Tarım veya inşaat işçisi. krş. gündelikçi.
  • İşçi.
  • Zanaatçı.
  • Amele.
  • Irgat.
  • İktisat alanında kullanılır.

Workmen ile ilgili cümleler

English: Here is a sample of the work of one of our workmen.
Turkish: İşte bizim işçilerden birinin işinin bir örneği.

English: I got dressed early, but the workmen have not yet arrived.
Turkish: Ben erken giyindim ama işçiler henüz gelmedi.

Workmen ingilizcede ne demek, Workmen nerede nasıl kullanılır?

Workman : Zanaatçı. Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. Başkasının yararına beden gücünü ya da el uzluğunu kullanarak ücretle çalışan kişi. Emekçi. Bağımlı çalışan. Personel. Usta. Hukuk, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Görevli işçi. Kendisine karşılığında aylık ya da ücret verilerek çalıştırılan kişi.

Workmanlike : Usta elinden çıkmış. İşçi gibi. İyi bir işçiye yakışır. Ustalıklı. Ustalıkla yapılmış. İşçiye yakışır.

Workmanly : Usta elinden çıkmış. İşçiye yakışır. İşçi gibi.

Workmanship : İşçilik bedeli. İşçilik. Usta işi. Sanat. Zanaat. İşçilik ücreti. Bir ürünün yapımında işlevsel ve görsel ayrıntılarına gösterilen özen. Bir işe verilen emeğin niteliği. Ustalık.

 

Workmaster : Atölye ustabaşısı. Atölye şefi. Ustabaşı.

Unskilled workman : Vasıfsız işçi. Hiçbir deneyimi olmayan işçi. Acemi işçi.

Injuries to workman : İş kazası. Bazı durumlarda güvenceliyi hemen ya da sonradan beden ya da ruhça sakatlığa uğratan olay.

Head workman : Bir partinin baş işçisi. Ustabaşı. Fabrikada ustabaşı.

Workmate : İşyeri arkadaşı. İş arkadaşı. Çalışma arkadaşı. (britanya ingilizcesi) iş arkadaşı.

Workmates : İş arkadaşları. İşyeri arkadaşı. Çalışma arkadaşı. (britanya ingilizcesi) iş arkadaşı. Çalışma arkadaşları.

İngilizce Workmen Türkçe anlamı, Workmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Workmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prole : Proleter. Emekçi.

Operative : Ameliyat ile ilgili. Etkin. Yürürlükte. Uygulamalı. Operatör. Amil. Ameliyata ait olan.

Connoisseur : Meraklı. Uzman. Eksper. Erbap. Ehil. Duayen. Mütehassıs.

Common man : Sıradan insan veya kişi. Sıradan kişi. Sıradan insan. Sokaktaki adam. Sıradan kimse. Alelade insan. Normal erkek. Sıradan adam.

Craftsman : Esnaf. Hirfet. Zanaatkar. Ehl-i hiref. Sanatkar. Kalifiye işçi. Sanatçı. Yığın.

Working class : Emekçi sınıf. İşçi sınıfı. Proleterya. Çalışan sınıf. Çalışan kesim. Emekçi sınıfı. Çalışanlar sınıfı. İşçi kesimi. Marksist kuramda üretim sürecine kendi özgür iradesi ve sahip olduğu tek üretim faktörü olan emek gücüyle katılarak yalnızca ücret geliri elde eden sınıf.

Workman : Hukuk, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Başkasının yararına beden gücünü ya da el uzluğunu kullanarak ücretle çalışan kişi. Ücretli. Kendisine karşılığında aylık ya da ücret verilerek çalıştırılan kişi. Eleman. Bağımlı çalışan. Görevli işçi. Emekçi.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Employees : Personeller. Hizmetli. Adam. Çalışanlar. Personel. Eleman. Görevli. İşçiler.

Workmen synonyms : common person, crafter, capstans, a group shares, labour, labourer, hired hand, winched, connoisseurs, abnormal budget expenditures, oar, farmhand, adroit, oars, laborer, a change in supply, jobholder, mechanical man, a shift in individual demand, navvies, constructor, a shift in demand, labor, capstan, a change in demand, a change in individual demand, adepts, hoboes, windlasses, abolition of forced labour convention, hodman, peon, belabour.

Workmen zıt anlamlı kelimeler, Workmen kelime anlamı

Idle : Oyalanmak. Boşa geçen. Çalışmayan. Avarelik etmek. Kullanılmayan. İşlemeyen. Tembel. Boşta çalışmak. Başıboş.

Nonworker : Çalışmayan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan. İşsiz olan kimse.

Employer : Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. Patron. İstihdam eden. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İş sahibi. İşveren. İşletme sahibi. Çalıştıran. İşçi çalıştıran.