Worries türkçesi Worries nedir

Worries ile ilgili cümleler

English: Ali often worries about money.
Turkish: Ali sık sık para hakkında endişelenir.

English: Ali always worries about everything.
Turkish: Ali her zaman her şey hakkında endişe eder.

English: Ali always worries about his daughter.
Turkish: Ali her zaman kızı hakkında endişelenir.

English: Ali hid his worries from his wife.
Turkish: Ali endişelerini karısından sakladı.

English: Ali always worries about things that don't really matter very much.
Turkish: Ali her zaman gerçekten çok önemli olmayan şeyler hakkında endişe eder.

Worries ingilizcede ne demek, Worries nerede nasıl kullanılır?

Worried : Endişeli. Merak içinde. Üzüntülü. Üzgün. Merakta kalmış. Endişe içinde. Düşünceli. Kaygılı. Meraklanmış. Endişelenmiş.

Worried face : Tedirgin ifade. Sorunlu ifade. Huzursuz yüz. Endişeli yüz.

Worried thinking : Endişeli düşünme. Tedirgin düşünce. Endişeli meditasyon.

Worriedly : Kaygılı olarak. Endişeli bir şekilde. Üzüntülü bir halde. Tedirgince. Endişelice. Korku duyarak.

 

Worrier : Endişe duyan kimse. Kolaylıkla kaygılanan kimse. Evhamlı kimse. Rahatsız eden. Gelecekten endişe eden kimse. Evhamlı ve karamsar tip. Kaygılanan. Kötü düşüncelere kapılan kimse.

Be worried sick : Çok endişeli olmak. Meraktan ölmek.

Be worried : Kukumav gibi düşünüp kurmak. Sıkıntıda olmak. Sıkıntısı olmak. Düşünmek. Endişelenmek. Endişeli olmak.

Worriers : Rahatsız eden. Gelecekten endişe eden kimse. Kötü düşüncelere kapılan kimse. Endişe duyan kimse. Evhamlı ve karamsar tip. Kaygılanan. Evhamlı kimse. Kolaylıkla kaygılanan kimse.

Unworried : Endişesiz. Kaygısız. Düşüncesiz.

Worry : Sinirlenmek. Sıkıntı kaynağı. Zorlamak. Rahatsız etmek. Üzmek. Üzüntü. Kaygılanmak. Endişelenmek. Isırıp silkelemek. Tedirgin olmak.

İngilizce Worries Türkçe anlamı, Worries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Worries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cark : Endişeli olmak. Tedirgin etmek.

Harrow : Yüreğini parçalamak. Tırmık. Taraklamak. Acı vermek. Tırmıklamak. Tırmık çekmek. Sürgü geçirmek. Tapan.

Batters : Hor kullanmak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Yıpratmak. Bombalamak. Vuruş yapan oyuncu. Bam güm vurmak. Güm güm vurmak. Meyilli olmak (duvar). Sert darbelerle vurmak. Vurmak.

Anxious : Çok arzulu. Tedirgin. Huzursuz. Çok istekli. Kaygılı. Hevesli. Meraklı. İstekli. Korkuya yol açan.

Cared : Hevesli olmak. Kafaya takmak. Hoşlanmak. Sevmek. Kendini üzmek. Umurumda olmak. İlgilenmek. Beğenmek. Önemsemek.

Be troubled about : Yana dertli olmak.

Aggrieving : Gücendirmek. Kederlendirmek. Mağdur etmek. Rencide etmek. İncitmek. Mağdur duruma düşürmek. Kırmak.

 

Discommodes : Rahatsızlık vermek. Zahmet vermek.

Be worried : Sıkıntıda olmak. Kukumav gibi düşünüp kurmak. Endişeli olmak. Sıkıntısı olmak. Düşünmek.

Be riled : Uyuz olmak. Kızmak.

Worries synonyms : mid forties, do in, afflicts, coerces, afflicting, care, be peeved at, bother, apprehended, badger, flare, wonder, abusing, disquiet, troubled, badgered, annoys, bludgeon, disquiets, be concerned about, become agitated, concern, be urgent with somebody, ill treat, bunging, bothers, beat up, bruising, break up, ail, beleaguer, be on thorns, abuses.

Worries zıt anlamlı kelimeler, Worries kelime anlamı

Untroubled : Sakin. Rahat. Kaygısız. Endişesiz. Sıkıntısız. Dertsiz. Durgun.

Easy : Doğal. Basit. Rahat. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Susun. Yavaş. Rahatlıkla. Dertsiz. Sakin. Kolay.