Would be türkçesi Would be nedir

Would be ile ilgili cümleler

English: "What do you mean?" Dima asked, but burped, for if he remained silent, this sentence would be too simple.
Turkish: "Ne demek istiyorsun?" Dima sordu fakat geğirdi, zira o sessiz kalırsa, bu cümle çok basit olur.

English: A large army and navy would be needed.
Turkish: Büyük bir ordu ve donanmaya ihtiyaç olacaktı.

English: Actually, it would be much more sensible to do it later.
Turkish: Aslında bunu daha sonra yapmak çok daha mantıklıydı.

English: A spark would be enough to burn a forest.
Turkish: Bir ormanı yakmak için bir kıvılcım yeterli olur.

English: A nice book would be better!
Turkish: Güzel bir kitap daha iyi olurdu!

Would be ingilizcede ne demek, Would be nerede nasıl kullanılır?

Would : Caktı. Cekti. -caktı. İstemek. -ecekti. -ecek. -ardı. -çekti. Ermi (soru hali). Ermiydi (soru hali).

Be : -dır. Var olmak. Mal olmak. -dir. -di. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Kalmak. Anlamına gelmek. Bulunmak. -dı.

Would be poet : Şair bozuntusu.

Judge as you would be judged : Birinin yaşadıklarını yaşamadan onu yargılama. Birinin neler yaşadıklarını bilmeden onu yargılama.

Would it were so : Keşe öyle olsaydı. Öyle olmasını dilerdim.

 

Would like : İstemek.

İngilizce Would be Türkçe anlamı, Would be eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Would be ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

If : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Acaba. Rağmen. Şart. Se. Belirsizlik. Bir televizyon almacındaki bulucuya uyabilmesi için bir yayının çevrildiği yinelenim. Keşke. Fakat.

Pseudo : Sahte. Düzme. Gerçek olmayan. Kalp. Aldatıcı. Görünüşte. İmsi. Yapma. Yalancı.

Seeming : Görünen. Gibi görünen. Zahiren. Görünüşte.

Allegedly : 'dığı ileri sürülen. Söylentilere göre. İddiaya göre. İddia edildiğine göre. Açıkça. İddiasından ötürü. İddialara göre.

Supposed : Farazi. Farzedilen. Varsayılan. Farzedilmiş. Zannedilen. Varsayılmış.

Fictive : Kurgusal. Hayali. İtibari. Düşünsel. Uydurma. Fiktif. Hayali (ihracat vb). Sahte.

Ostensible : Göstermelik. Zahiri. Göze batan. Gerçek olmayan. Göze çarpan. Görünürdeki. Gösterilebilir. Görünüşte. Görünen.

Assumedly : Varsayılmış olarak. Tahminen. Teorik olarak. Varsayımlı olarak.

Supposedly : Söylendiğine göre. Güya. Sözüm ona. İddialara göre. Tahminen. Diyorlar ki. -dığı farzediliyor. İddia edildiğine göre.

Nominally : İsmen. Nominal olarak. Önemsizce.

Would be synonyms : purported, so called, alleged, seemings, as if, of a sort, nominal, self styled, in name, assumed, apparent, professedly, of sorts, self style, professed.