Wounded türkçesi Wounded nedir

Wounded ile ilgili cümleler

English: Ali was wounded in a street fight.
Turkish: Ali bir sokak kavgasında yaralandı.

English: Barney was wounded seriously.
Turkish: Barney ağır şekilde yaralandı.

English: He was wounded by a bullet.
Turkish: O, bir kurşun tarafından yaralandı.

English: Ali got wounded in the battle.
Turkish: Ali savaşta yaralandı.

English: Ali was seriously wounded and bleeding.
Turkish: Ali ciddi bir şekilde yaralandı ve kanaması vardı.

Wounded ingilizcede ne demek, Wounded nerede nasıl kullanılır?

Wounded in action : Savaş sırasında yaralanan asker. Muharebede yaralanan. Muharebede yaralanmış. Savaş esnasında yaralanan bir asker için sınıflandırma. Gazi. Savaşta yaralanmış.

Wounded knee : Çok sayıda sioux kızılderilisinin öldürüldüğü beyaz amerikalı göçmenlerle amerikalı kızılderililer arasında yaşanan savaşın meydana geldiği yer (abd tarihi). Yaralı diz.

Wounded pride : İncinmiş gurur.

Wounded veteran : Gazi.

Battle of wounded knee : 29 aralık 1890'da güney dakota'da amerikalı yerleşimcilerle sioux yerlileri arasında gerçekleşmiş büyük bir çarpışma (sioux yerlilerinin büyük kayıplar vermesiyle sonuçlandı). Yaralı diz muharebesi.

 

Walking wounded : Ayakta tedavi gören yaralı. Yürüyebilen yaralı.

Seriously wounded : Ağır yaralı.

The wounded : Yaralı. Yaralanmış. Resis. Mecruh.

Was seriously wounded : Hayatı tehlikeye girecek şekilde yaralandı. Hayati tehlike yaratacak şekilde yaralandı. Ciddi bir şekilde yaralandı. Ağır bir biçimde yaralandı.

Be wounded : Yaralanmak.

İngilizce Wounded Türkçe anlamı, Wounded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wounded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crushed : Konkase. Öğütülmüş. Ezilmiş. Ezik. Sıkılmış.

Ruptured : Kopuk. Kopmuş. Ayrılmış. Koparmak. Rüptüre. Patlamış.

Busted : Tartışmak. Yakalanmış (suçlu). Tutuklamak. İflas etmek. Tutuklanan. İflas ettirmek. Tutuklanmış. Kırmak. Vurmak. Rütbe indirmek.

Sprained : Burkulmuş. Yerinden oynamış (bir eklem yeri). Yerinden oynamış (bir eklem yerinin bağ dokuları ile ilgili).

Refracted : Kırmak (ışın). Kırıp yansıtmak. Refrakte.

Done for : Devam edemeyecek durumda. Yorgun argın. Harap edilmiş. Bitik. Ölmekte olan. Bitkin. Yenilmiş.

Fractal : Her birinin ikincisinin kopyası olarak göründüğü parçalanmış boyutları olan gruplar (matematikte mandelbrot grubu gibi). Parçalanmış. Fraktal. (bilgisayarda) ilginç dış hatları olan geometrik şekiller. Kesirsel. Benzer elemanların oluşturduğu şekil. Oransal kırılma.

Lacerated : Hasarlı. Yırtık. Kopuk. Sökülmüş. Parçalanmış. Pürüzlü. Yırtılmış.

Caused damage : Zarar görmüş.

Galled : Kızdırmak. İncinmek. İncitmek. Kızmak. Sürtmek. Ovalamak. Sürterek yara yapmak. Yara olmak.

Wounded synonyms : sorest, sorer, offended, wounding, slashed, gashed, harmed, stricken, miffed, pained, the wounded, cause damage, shattered, ulcerous, hurt, broken, hurting, scarred, fractured, gammy, scotched, fractals, casualty, folded, maimed, aggrieved, injured, people.

Wounded zıt anlamlı kelimeler, Wounded kelime anlamı

Uninjured : İncinmemiş. Zarar görmemiş. Yaralanmamış.