Wounds türkçesi Wounds nedir

Wounds ile ilgili cümleler

English: Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
Turkish: Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.

English: Healing the wounds of the heart takes time.
Turkish: Kalp yaralarını iyileştirmek zaman alır.

English: His wounds were infested with flesh-eating maggots.
Turkish: Onun yaraları et yiyen kurtçuklarla istila edildi.

English: From the position of the wounds on the body, the police could tell that the attacker was left-handed.
Turkish: Yaraların vücuttaki konumundan, polis saldırganın solak olduğunu tespit etti.

English: Do you really think Tom's wounds are self-inflicted?
Turkish: Tom'un yaralarının kendi kendine olduğunu düşünüyor musun?

Wounds ingilizcede ne demek, Wounds nerede nasıl kullanılır?

Die from wounds : Yaralanmadan dolayı ölmek. Ciddi yaralanmadan dolayı ölmek. Yaralarından ölmek.

Puncture wounds : Mıh batması. Tırnağın tabanındaki canlı dokulara cam, çivi, mıh, tel, odun parçası vb. sivri cisimlerin batması.

Self inflicted wounds : Vücutta kasten açılan yara.

Serious wounds : Önemli yaralar. Ciddi yaralar. Ağır yaralanmalar.

Wound core : Sarılmış çekirdek.

Auto wound ac transformer dimmer : Yalnızca dalgalı akımda en çok kullanılan ve sevilen karartıcıdır. bu karartıcı insan gözüne uygun biçimde derecelendirilmiş olarak ışıtaca giden voltajı istendiği gibi azaltıp çoğaltabilir. bunların «autrastat», «powerstat», «variac» ve «radiastat» türleri vardır. Özdönüştürücü karartıcı.

 

Wound myiasis : Yara miyazı. Travmatik miyazis. Yara miyazisi.

Double wound coil : Çift sargılı bobin.

Wound up : Yüksek tansiyonlu duruma getirmek. Tansiyonu yükseltmek.

Concentric wound coil : Merkezlenerek sarılmış bobin.

İngilizce Wounds Türkçe anlamı, Wounds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lesion : Lezyon. Zarar. Sakatlık. Lezyon yaratmak. Doku veya hücrelerde anormallik veya değişim, patolojik değişiklik. patolojik değişim gösteren doku bölgesi. Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Aşırı yarar. Hastalık veya zedelenme nedeniyle patolojik değişim gösteren doku bölgesi, herhangi bir deri hastalığında görülen sınırlı oluşumlardan her biri. Gabin. Doku bozulması.

Underbrush : Ağaç altındaki çalılık. Ormanaltı bitkileri. Çalılık. Çalılar ve ağaççıklar (ormandaki veya korudaki büyük ağaçların altında yetişen). Çalı örtüsü. Alt flora.

Grazes : Otlatmak. Sıyırmak. Sıyırıp geçmek. Sıyrık. Otlanmak. Sıyrılmak. Sıyırma. Yalamak. Otlamak.

Rain forest : Yılda 254 cm'den fazla yağmur düşen tropik orman. Tropik bölgelerdeki gür cangıllar. Yağmur ormanları. Yağmur ormanı. Tropikal orman.

Barrets : Namlu. Küçük şapka.

Laceration : Kırma. Kesilme. Yırtma. İncitme. Parçalanma. Derin kesik. Yaralama. Laserasyon. Yırtılma, travmatik yaralanma. delici yaralanmalar sonucu meydana gelmiş laserasyonlar genellikle ikincil enfeksiyonlara maruz kalır. vücut dokularının yırtılmasıyla oluşan yara. Lakerasyon.

 

Graze : Sıyırma. Mera. Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi. Sıyrık. Sıyırıp geçmek. Sıyrılmak. Yalamak. Sıyırmak. Otlamak. Otlatmak.

Tree : Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Ağaçtan. Çıkmaza sokmak. Ağaca çıkarmak. Mil. Darağacı. Çarmıh. Ağaç şeklinde kristalleşme. Bilişim, biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır.

Harm : Ziyan. Kötülük. Zarar vermek. Fenalık etmek. Kötülük etmek. Zeval vermek. Fena etmek. Zararı dokunmak. Kötülük yapmak. Hasar.

Injury : Zarar. İncinme. Hasar. Zedelenme. Halel. İncitme. Kırma. Üzgü.

Wounds synonyms : second growth, sore, old growth, raw wound, sorer, sores, sorest, forest, indentation, raw, slash, flesh wound, rainforest, scrape, bosk, rawer, cut, rawest, slice, balmorals, contusion, abrasion, beanies, gash, bite, scathe, ecchymosis, virgin forest, raws, beret, lesions, trauma, bruise.

Wounds zıt anlamlı kelimeler, Wounds kelime anlamı

Fauna : Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Bölge hayvanlarının tümü. Hayvanların yaşadığı bölge. Doğay. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Hayvanat. Direy.

Uninjured : Zarar görmemiş. Yaralanmamış. İncinmemiş.