Barrets türkçesi Barrets nedir

  • Namlu.
  • Bere.
  • Küçük şapka.

Barrets ingilizcede ne demek, Barrets nerede nasıl kullanılır?

Barret : Bere. Namlu. Küçük şapka.

Barretor : Dolandırıcı. Sorun yaratan kimse. Fesat. Hır çıkaran.

Barretry : Sahtekarlık. Sık sık tartışma yaratma ve dava açma işi. Sık sık kargaşa ve huzursuzluğa sebebiyet verme. Düzenbazlık. Sürekli tartışma yaratıp ve dava açma.

Barrett : Minnesota eyaletinde şehir. Britanyalı gitarist ve pink floyd müzik grubunun eski bir üyesi. Syd barrett (1946-2006, roger keith barrett olarak doğdu). Bir soyadı. Teksas eyaletinde şehir.

Barrette : Toka. Barrete. Saç tokası.

Barrettes : Saç tokası. Toka. Barrete.

Barred : Yasaklanmış. Men edilmiş. Demirlenmiş. Demirli. Parmaklıklı. Çubuklu. Demir parmaklıklı. Yollu. Çizgili. Parmaklıkla kapalı.

Barred window : Parmaklıklı pencere.

Barrel : Fıçılamak. Çark. Namlu. Büyük miktar. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Fıçı. Fıçı dolusu. Gergi çubuğu. Hızlı gitmek. Uçmak.

Barred warbler : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ötleğengiller (sylviidae) familyasından 16.5 cm kadar uzunlukta, üst kısmı gri, alt kısmı beyaz renkli olan, avrupa ve asya'nın orman ve parklarında yaşayan, türkiye'de trakya'da, ege, marmara ve karadeniz sahil bölgelerinde kuluçkaya yatan, böcek, böcek larvaları ve meyve taneleri ile beslenen göçmen bir tür. Çizgili ötleğen.

 

İngilizce Barrets Türkçe anlamı, Barrets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barrets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barrel : Fıçılamak. Sıvı yakıtı saklama ya da taşımaya özgü, çelik saçtan yapılma kap. Uçmak. Çark. Makara. Fıçı dolusu. Atın karnı veya beli. Gergi çubuğu. Uçmak (argo terim). Fıçı.

Beanie : Şapka. Bere (şapka). Kasket.

Balmoral : Kasket (isk.). Kasket.

Tun : Büyük fıçı. Şarap fıçısı (1145 lt.). Bira fıçısı (1145 lt.). Şarap fıçısı. Fıçılamak. Bira mayalama teknesi.

Tube : İçlastik. Radyo ışıtacı. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Boru. Alıcı ışıtacı. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yeraltı treni. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Metro.

Ecchymosis : Ezik. Morartı. Herhangi bir darbeye maruz kalan dokulardaki kan damarlarının yırtılması sonucu deri altına kanın toplanmasıyla oluşan morluk, bere, çürük, ezik. Bir darbe ile deride oluşmuş renk değişikliği. Çürük. Morarma. Deri veya mukozalarda, yuvarlak veya düzensiz, mavi veya mor renkte, yama tarzında, yaklaşık bir el ayası büyüklüğündeki kanama alanı, ekimotik kanama. Ekimoz.

 

Wine barrel : Şarap fıçısı.

Barrets synonyms : rear of barrel, pickle barrel, beer keg, rear of tube, berets, barret, beret, keg, vessel, bruise, hogshead, contusion, gun barrel, butt, beer barrel, indentation, balmorals, spile, spigot, lag, cask, bung, grazes, contusions, graze, ring, flesh wound, beanies, hoop, stave, tubing, breech, tap.

Barrets zıt anlamlı kelimeler, Barrets kelime anlamı

Unobstructed : Açık. Tıkanmamış. Kapatılmamış. Engellenmemiş. Engelsiz. Tam.

Unmarked : İfadesiz. Çiziksiz. Markasız. Belirtisiz. Not verilmemiş. İşaretlenmemiş. İmlenmemiş. Çizgisiz. İşaretsiz.