Berets türkçesi Berets nedir
- Bere.
Berets ile ilgili cümleler
English: All French wear berets.
Turkish: Bütün Fransızlar bere takar.
Berets ingilizcede ne demek, Berets nerede nasıl kullanılır?
Beret : Bere.
Bereave : Elinden almak. Yoksun bırakmak. Sevdiğini almak.
Bereave of : Yoksun bırakmak.
Bereaved : Yaslı. Sevdiğini yitirmiş. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş kimse. Yoksun bırakılmış. Yakınını kaybetmiş. Elinden bir sevdiği alınmış. Matemli. Elinden alınmış. Yakını ölmüş. Sevdiği yeni ölmüş.
Bereaved families : Yas tutan aileler. Sevdikleri birini kaybetmiş aileler. Yaslı aileler. Matemli aileler.
Bereft of : -den yoksun. Yoksun kalmış. Yoksun.
Bereavement : Yakınının ölümü. Büyük kayıp. Kader. Sevilen birinin kaybedilmesi. Yitirme. Kayıp (ölüm). Yoksun olma. Kaybetme. Yas. Mahrumiyet.
Bereaved widow : Geride kalan yaslı eş.
Bereaved family : Yas tutan aileler. Yaslı aileler. Matemli aileler. Sevdikleri birini kaybetmiş aileler.
Bereft of hope : Umutsuz.
İngilizce Berets Türkçe anlamı, Berets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Berets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dress down : Fırça çekmek. Azarlamak. Fırça atmak. Paylamak. Kaşağılamak. Sıradan veya günlük giyinmek. Tımar etmek. Dayak atmak. Şiddetli azarlamak.
Grazes : Otlanmak. Sıyrılmak. Yalamak. Sıyırıp geçmek. Sıyırmak. Sıyrık. Otlatmak. Otlamak. Sıyırma.
Chafe : Kızdırmak. Sürtmek. Yaralamak. Ovuşturmak. Ovarak aşındırmak. Rahatsız olmak. Rahatsız etmek. Gücenmek. Kızmak. Sürterek aşındırmak.
Tell off : Azarlamak. Görev vermek. Ağızlarının payını vermek. Paylamak. Abırlamaq. Yüzüne vurmak. Ağzının payını vermek. Oymak. İş vermek. Sayıp ayırmak.
Needle : Alay etmek. Alkol derecesini artırmak. Sataşmak. Kimi genç dağlarda görülen, iğne gibi ince uçlarla son bulan dorukların her biri. İğne. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Laboratuvarda mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı iğne biçiminde platin telden oluşan metal çubuk. Şiş. Dalga geçmek. Dokundurmak.
Plague : Sıkmak. Musibet. Veba. Başbelası. İstila. Bela. Dert. Felaket. Uğraşmak. Bezdirmek.
Chew up : Ağır bir dille eleştirmek. Sert bir dille eleştirmek. Paylamak. Haşlamak. Lime lime etmek. Azarlamak.
Beanies : Şapka. Bere (şapka). Kasket.
Bother : Sıkıntı vermek. Zahmet etmek. Zahmet. Baş belası olmak. Takmak. Sinir bozmak. Can sıkmak. Rahatsız etmek. Musallat olmak. Canını sıkmak.
Berets synonyms : chevvy, beret, chivvy, balmoral, nettle, vex, harry, indentation, call down, have words, flesh wound, brush down, bawl out, haze, crucify, pick apart, remonstrate, contusions, lambaste, call on the carpet, jaw, criticise, castigate, goad, scold, rile, criticize, irritate, objurgate, rebuke, trounce, contusion, get to.
Berets zıt anlamlı kelimeler, Berets kelime anlamı
Praise : Övgüyle söz etmek. Övmek. (allah'a) hamdetmek. Tesenna. Şükretmek. Methiye. Şükran. Övgü. Methetmek. Hamdetmek.

Bu kısımda Berets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Berets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Berets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Berets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.