X ray diffraction türkçesi X ray diffraction nedir

  • X ışınları saptırması.
  • X ışını kırınımı.
  • Makromoleküllerin yapısını tayin etmek, atomlar arasındaki aralıkları ölçmek için kısa dalga boylu x ışınlarının kullanıldığı özel bir metot.
  • X ışını ışını kırınımı.
  • X ışını difraksiyonu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

X ray diffraction ingilizcede ne demek, X ray diffraction nerede nasıl kullanılır?

X : İngiliz alfabesinin yirmi dördüncü harfi. Yanlış işareti. Bilinmeyenin simgesi. Xreaktansın simgesi. Romen rakamlar dizisinde 10 sayısı. Bilinmeyen. Öpücük işareti. Yatay eksen. On dolarlık banknot.

Ray : Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti. Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru. bu ışınımın kendisi. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri. İz. Şua. Işık huzmesi. Kedibalığı. Köpek balıkları (selachii) takımının, öz kedi balığıgiller (rajidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, sırtı kara noktalı, kuzey denizlerde yaşayan bir tür. Işımak. Yıldızlı vatoz.

Diffraction : Saptırma. Işınların kırılarak yayılması. Dağılma. Bir ışık demetinin daracık bir yarıktan, keskin bir kenardan geçip ya da ufak bir cismi dolanıp bir yüzeye düştüğünde ortaya çıkan olay. Bir örütün atomlarından saçılan ya da çok küçük bir delikten geçen elektromıknatıssal dalgaların düz yollarından saparak yayılmaları ve girişim oluşturmaları. Kırılıp geçme. Bir ışınımın yayılma doğrultusunun, dalgaların engellerle sınırlı olmaları durumunda, ışınımın dalgasa! yapısı ile belirlenmiş bir biçimde sapması. Kırılım. Difraksiyon. Sapma.

 

X ray : Konser ışıtaçı. X ışını. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Röntgen çek. Omuz çekimi. Röntgen ve tomografi cihazlarıyla üretilen elektromanyetik ışın. Röntgen film. Röntgen ışını. Çerçeve dizi ışıkları içinde kullanışlı bir araç. 500 vatlık ışıtacıyla sahne çerçevesinin yarısını kapsayacak bir aydınlatma alanına yayılan ve üç ya da dört kanala bağlanabilen ışık aracı. buna x-ışmı da denilir. son yıllarda genellikle kullanılmamaktadır.

X ray analysis : X-ışınları kırımını ile bir buzsulun yapısını çözümleme yöntemi. X-ışınları çözümlenmesi. X-ışını analizi. X-ışınları çözümlemesi.

X ray film : Röntgen filmi.

X ray photograph : Röntgen filmi.

X ray crystallography : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. X ışınları kristallografisi. X-ışını kristalografisi. X-ışınları örütbilimi. Moleküllerin üç boyutlu yapılarını saptamak için kullanılan bir yöntem. Kristal yapılabilen moleküllerde üç boyutlu atom yapısının x ışınları ile tayin tekniği.

 

X ray apparatus : Röntgen aygıtı.

X ray anaysis : X-ışını çözümlemesi.

İngilizce X ray diffraction Türkçe anlamı, X ray diffraction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak X ray diffraction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı. Mimoza.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

X ray diffraction synonyms : abacus bodies, aardvark, abramis zone, aardwolf, a chromosome, a cell.