Yığıl nedir, Yığıl ne demek

Yığıl; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hafif.

Teknik terim anlamı:

Ölçekleme yordamında değişik sınarların, ölçek konumlarını belirlemek üzere yargıcılarca içine sokulduğu küme.

Yığıl ile ilgili Cümleler

  • Kızının ölümünü duyunca tamamen yere yığıldı.
  • “Bu kadar insanın, bu kadar alçağın gözü önünde yere yığılmak istemiyordu.”
  • Çantalar onun arkasında yığıldı.
  • "Günaydın. Dışarıda kar yığılı." "Gerçekten mi!?"
  • Ali duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.
  • Bulaşıklar lavaboda yığılıyorlar.
  • Ali yatağına yığıldı ve kısa sürede hızlıca uyudu.
  • Ali Mary'nin yanında yığılıp kaldı.

Yığıl ile ilgili Atasözü veya Deyim

yere yığılmak : yere düşmek.

yığılıp kalmak : birikmek düşmek, yıkılmak.

Yığıl kısaca anlamı, tanımı

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi

Kentsel yığılma : Ana kentle, ondan belli uzaklıkta kurulmuş öteki uydu kentlerin bir arada oluşturdukları yoğun nüfuslu yerleşmelerin tümü. Nüfusun, tecim, işleyim, ekin. dinlenme ve eğlenme etkinliklerinin, bunların gerekli kıldığı yapıların, donanımların ve kolaylıkların kentlerde toplanması süreci. Bu sürecin ortaya çıkardığı, kırsal niteliklerini yitirmiş yerleşme yeri. Nüfusun kentsel bölgelerde yoğunlaşması, özellikle tecim, işleyim, ekin, yönetim ve dinlenme-eğlenme etkinliklerinin kentlerde toplanması olayı.

 

Yığıla galmak : Yığın biçiminde yükselmek. Çoğalmak. Bayılmak.

Yığılım : Yığılma işi. Bir satış yerinde satışa hazır bulundurulan malların tümü, istif, stok. Bir gereksinimi karşılayacak maddeden çok miktarda yığma, istif, stok. Organizmada zararlı maddelerin birikmesi. Özdeciksel yörüngeçlere eksicikler dizildikten sonra, özdecikiçi öğecik yörüngeçlerine düşen eksicik sayısı dağılımı. Erke düzeylerinin eksicik ve benzerleri ile doldurumu. Özdeş nesnelerim oluşturduğu topluluk.

Yığılım çözümlemesi : Özdecik yörüngeçleri bulunduktan sonra, eksicik dağılımını yörüngeçlerdeki öğeciksel katsayılar türünden veren cebirsel işlem.

Yığılıverme : Yığılıvermek işi.

Yığılıvermek : Ansızın yığılmak.

Yığılma noktası : Bir ilingesel uzayın bir A altkümesi için, her bir delik yöresi A ile kesişen nokta. [Bakınız: limit noktası].

Yığılca : Düzce iline bağlı ilçelerden biri.

Yığılı : Yığılmış olan.

Yığılışma : Yığılışmak işi, izdiham.

Yığılışmak : Bir yerde birikmek, toplanmak.

Yığılma : Yığılmak işi, kalabalıklaşma.

Yığılmak : Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak. Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek. Çok sayıda birikmek, toplanmak.

Yargıcılar : Ölçek oluşturma işlemini nesnel temellere dayandırmak üzere başvurulan ve yaptıkları yargısal değerlendirmelerle sınarların ölçek konumu ya da sayıllarını saptamaya yarayan kişiler.

 

Belirlemek : Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

Belirleme : Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.

Ölçekleme : Büyüklüğü belli ölçülerde değiştirme; böylece küçük çapta taslamlardan büyük çapta yapılar tasarlama. Nesne ya da özellikleri nitel kesimlere ya da bölütlere ayırmakla kalmayarak sıra, eşit aralık ve oran ilişkileri içinde dile getirmek üzere başvurulan nicelleştirme yolu.

Yargıcı : Hakem.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Diğer dillerde Yığıl anlamı nedir?

İngilizce'de Yığıl ne demek ? : pile