Yanda nedir, Yanda ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yanından.

Yanda ile ilgili Cümleler

  • Yandaki gürültü hakkında yöneticiye şikâyette bulunduk.
  • Bunlar, yandaki evde yaşayan insanlar.
  • Yandaki evde oturan kız çok güzeldir.
  • Bir yandan geçmişimle beni vurmaya devam edip kalbimi kırıyorsun, diğer yandan çalışıp başarılı olmamı bekliyorsun, öbür yandan oraya gelip size yardım etmemi bekliyorsun bunlar olurken bir de evlenmemi mi bekliyorsun?
  • Dünyada barış isterken bir yandan da sömürebileceğiniz küçük ülkeler istiyorsunuz bu sizin iki yüzlülüğünüzdür.
  • Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor.
  • İnatçıydı ama diğer yandan güvenilirdi.
  • Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.
  • “İşgal kuvvetlerine karşı gelen kimselere yandaşlık edenleri tevkif ediyorlarmış.”
  • Ali yandaki kapıda yaşıyor.
  • Ali muzlu keki sever. Öte yandan, Mary çikolatalı keki sever.
  • Mormonlar çok eşliliği yasakladılar ama bazı yandaşları bunu hala uyguluyorlar.
  • Biz yandaki eve taşınıyoruz.
  • Bir tarafdan o iyi biri, diğer yandan tembel.

Yanda ile ilgili Atasözü veya Deyim

yandaşlık etmek : yandaş durumunda olmak.

Yanda tanımı, anlamı

Yanda koşut tutuş : Kolların, birbirine ve yere koşut olarak gövde orta çizgisinin sol-sağ yanında omuz doğrultusunda tutulduğu durum

 

Yanda tutuş : Kolların, omuz yüksekliğinde bir doğrultuda yere koşut tutulduğu durum.

Yandaa : Yani daha.

Yandağıkı : Yandaki.

Yandah : Dikenli bir ot. Çatıya, sonradan yapılan oda.

Yandak : Dikenli, tez üreyen bir çeşit yabanıl bitki. Eskiden yakacak olarak kullanılan kurumuş ot, diken. Sinop kenti, Durağan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yandaklık : Evin bitişiğindeki tarla.

Yandan : [Bakınız: yan]. Dilin yan tarafından çıkan (abanık).

Yandan aydınlatma : Konunun ya da görünçlüğün yandan aydınlatılması durumu. Sahneye ve kişilere sahnenin yanından verilen ışık.

Yandan ışıklama : Sahneye ve oyunculara yanlardan verilen ışık dizgesi.

Yandan kapaç : Baş bölümü yukarı gelecek biçimde motor gövdesine yandan takılan kapaç.

Yandaş eşiz : Bir özdeciğin iki topağının da bir yanda bulunduğu eşiz durumu.

Yandaş tutum : Ölçeklenmiş bir tutum sürekliliğinin olumlu konumlarını oluşturan ve bireylerin onaylamaları durumunda "yandaş" olarak niteledikleri tutum.

Yandaşlama dil : Bantu dili gibi, gramatikal şekilleri kelimenin bağına bazı öğeler katılmakla meydana gelen dillere denir.

Yandaşlık kipi : Almancada BAĞIMLI (subjonctif) kipe verilen ad. Hint - Avrupa dilinde, şekilleri başka kiplere kaymış bulunan bağımlı kip.

Bir yanda : Bir tarafta, hem . hem.

Bir yandan : Bir taraftan, hem . hem.

Öte yandan : Diğer taraftan, başka bir yönden, karşılık olarak.

Yandan çarklı : Her iki yanında birer çarkı bulunan ve bu çarklarla ağır hareket eden (vapur). Çaçaron. Bir yanına eğilerek yürüyen. Şekeri yanına konulmuş olan kahve veya çay.

Yandaş : Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar.

Yandaşlık : Yandaş olma durumu, yanlılık, taraflılık, taraftarlık.

Diğer dillerde Yançıkarımcı yordam anlamı nedir?

İngilizce'de Yançıkarımcı yordam ne demek ? : semi-projective technique