Yandak nedir, Yandak ne demek

Yandak; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dikenli, tez üreyen bir çeşit yabanıl bitki.

Eskiden yakacak olarak kullanılan kurumuş ot, diken.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Sinop kenti, Durağan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yandak ile ilgili Cümleler

  • Yandaki evde oturan kız çok güzeldir.
  • Yandaki gürültü hakkında yöneticiye şikâyette bulunduk.
  • Ateş yandaki evin duvarlarına kadar yayılmıştı.
  • Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.
  • Ali yandaki kapıda yaşıyor.
  • Haydi bu konuda yeni sözcük haznesiyle cümleler bulun, yandaki _____ listesine onları ekleyin; ve çevirin.
  • Bunlar, yandaki evde yaşayan insanlar.
  • Biz yandaki eve taşınıyoruz.

Yandak kısaca anlamı, tanımı

Yanda : Yanından

Yandaklık : Evin bitişiğindeki tarla.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Yakacak : Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, mahrukat.

Durağan : Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit. Etkin olmayan, gelişmemiş. Sinop iline bağlı ilçelerden biri. Akışmaz.

 

Eskiden : Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema.

Dikenli : Dikenli olan. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer). Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren.

Yabanıl : İlkel yaşayan (kimse), yabani, vahşi. Evcil olmayan (hayvan), vahşi. İnsan bakımı ile yetişmemiş (bitki).

Eskide : Eskiden, önceleri.

Yakaca : Alışmak, sevgiyle bağlanmak. Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir bölge.

Yabanı : Yabanıl.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

 

Sinop : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.

Diğer dillerde Yanda tutuş anlamı nedir?

İngilizce'de Yanda tutuş ne demek ? : arms sideways yard standing