Yararcılık nedir, Yararcılık ne demek
- Ahlaki iş ve davranışlarda yararın ilke edinilmesi

- Doğruluğu ve gerçekliği tek yanlı olarak yalnızca hareketlerin sonuçları ve başarıları ile değerlendiren öğreti, faydacılık, pragmatizm, pragmatiklik.
Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Genel mutluluğa uymayı ahlaksal değerin ölçütü olarak gören öğreti.
Bir işin, bir eylemin doğruluk derecesini o iş ve eylemdeki yararlıkla değerlendiren, yarar ilkesini doğru davranışların ölçüsü olarak kabul eden ve böylece yarar ile ahlak arasında sıkı bir ilişki kuran öğreti.
Felsefi anlamı:
(Lat. utilis = fayda, yarar) :
Yararın yaşam ilkesi yapılması. 2-Ahlaksal eylem ve davranışlarda yararın ilke yapılması: Yararlı olan iyidir: a. tek kişinin, ya da b. toplumun yararı göz önünde bulundurulur.
Özellikle Bentham ve J.S. Mill'in ahlak ve siyasa öğretisi, temel ilkesi: "Olabildiğince çok sayıda insanın olabildiğince çok mutluluğu."
İktisat alanındaki kelime anlamı:
[Bakınız: faydacı felsefe]
Sosyoloji'deki anlamı:
Herhangi bir davranış ya da eylemin aktöreye uygunluğunun ölçütünü çoğunluk için yararlı olmada bulan düşünce akımı.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
İyinin, mutluluk veya hazza ve dolayısıyla da doğruya eşit olduğu biçimindeki görüş.
Eylemin kendisinden çok ulaşılan sonuçların iyi veya kötü, doğru veya yanlış oluşuyla ilgilenen etik görüş.
Bilimsel terim anlamı:
Herhangi bir şeyin değer ölçütü olarak işe yararlık durumunu ele alan görüş.
Bir bilgi ya da işlemin değerini yararcı niteliğinde bulan düşünce yaklaşımı.
İngilizce'de Yararcılık ne demek? Yararcılık ingilizcesi nedir?:
utilitarianism, utilitarism
Yararcılık anlamı, tanımı:
Yararcı : Yarar peşinde koşan, faydacı, pragmatik.
Yarar : Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Yarayan, elverişli, uygun.
Ahlaki : Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.
İlke : Öge, unsur. Davranış kuralı. Temel bilgi. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip.
Doğrulu : Bir doğru boyunca olan, müstakim.
Gerçek : Doğruluk. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Gerçeklik. Yalan olmayan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Temel, başlıca, asıl. Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.
Yanlı : Yandaş.
Hareket : Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Davranış, tutum. Yola çıkma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Devinim.
Diğer dillerde Yararcılık anlamı nedir?
İngilizce'de Yararcılık ne demek? : n. utilitarianism

Bu kısımda Yararcılık nedir? Yararcılık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yararcılık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yararcılık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.