Yeğlemek nedir, Yeğlemek ne demek

  • Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli saymak, yeğ tutmak, tercih etmek

"Yeğlemek" ile ilgili cümle

  • "Aslında susmayı yeğlerdi şu anda." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Hızlanmak, ivmek.

Kışkırtmak.

Diğer sözlük anlamları:

Üstün tutmak, tafdil etmek, tercih etmek.

Yeğlemek tanımı, anlamı:

Yeğleme : Yeğlemek durumu, tercih.

Öbürü : Öteki, öbür kişi veya şey, diğeri, öbürkü.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Saymak : Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Önemsemek. Ödemek, peşin vermek. Gibi görmek, kabul etmek. Geçer tutmak. Hesaba katmak, dikkate almak. Sayıları arka arkaya söylemek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak.

 

Tutmak : Hizmetine almak veya kiralamak. Sarmak, bürümek. Alacağa veya vereceğe saymak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Kapatmak, sarmak. Sürmek, zaman almak. Bir şey düşünmek. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Kaplamak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Başlamak. Bir kimsenin yerini almak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Bırakmamak. Avlamak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Hedef olarak almak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. İş görebilmek. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Ulaşmak, varmak. Sunmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Benimsemek, beğenmek. Varsaymak, farz etmek. Biriktirmek, tasarruf etmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. İşgal etmek. Kullanmak. Beklenen sonucu vermek. Yanında bulundurmak, alıkoymak. İzlemek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Uğramak. Bağlamak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Ele geçirmek, yakalamak. Elde bulundurmak, ele almak. Yaklaştırmak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak.

Tercih : Yeğleme.

Diğer dillerde Yeğlemek anlamı nedir?

İngilizce'de Yeğlemek ne demek? : v. choose, opt, prefer

Fransızca'da Yeğlemek : aimer mieux, préférer, opter pour

Almanca'da Yeğlemek : v. bevorzugen, vorziehen

Rusça'da Yeğlemek : v. предпочитать, предпочесть