Yedin nedir, Yedin ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bozuk, cılk (yumurta, vb.).

Nadas.

Yedin ile ilgili Cümleler

  • En son ne zaman Tom'la öğle yemeği yedin?
  • Yedinci günün sabahında vardık.
  • İyi yedin mi?
  • En son ne zaman karınla akşam yemeği yedin?
  • Yedince ve sekizinci sınıf öğrencilerinin tamamen ayrı zaman çizelgeleri var.
  • Kalan bademleri yedin mi?
  • Yedinci sınıftayken okulu bıraktım.
  • Dün gece ne yedin?
  • Yemeği dışarıda yediniz, değil mi?
  • Yedinciydin.
  • Yedinin şanslı bir rakam olduğu söylenir.
  • Ne kadar yedin?
  • Neden benim salatalığımı yedin seni zavallı salak? Salatalıktan maske yapmak istediğimi biliyordun!

Yedin tanımı, anlamı

Yedi : Altıdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı. Altıdan bir artık

Yedin olmak : Ekin, çiçeklenme sırasında yağmur yağması nedeniyle başaklanamamak.

Yedinci ağırlık : 82 kiloda yapılan güreşler.

Yedinci çelgi : Yalnız dürtücü ve delici kılıçlarda gövdenin aşağı-içeri kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (Namlu ucu, biraz aşağıya doğru eğik, savutu tutan el içte ve belden az yukarda, tırnakları yukarı dönüktür.).

Yedinci tür dağılım : (Kuramsal istatistik) Olasılık yoğunluk işlevi, k bir değişmez olmak üzere,biçiminde verilen Pearson türünden tek-doruklu ve bakışımlı bir sıklık dağılımı, t-dağılımı bu türdendir.

 

Yedincilik : Yedinci olma durumu.

Yedine almak : Hayvanın yularından tutarak yürümek.

Yedinci : Yedi sayısının sıra sıfatı, sırada altıncıdan sonra gelen.

Yedinci sanat : Sinema.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.

Nadas : Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Cılk : Bozularak kokmuş (yumurta). İrinlenmiş. Cıvık. Sözünün eri olmayan.

Diğer dillerde Yedikonumlu ölçek anlamı nedir?

İngilizce'de Yedikonumlu ölçek ne demek ? : seven-step scale