Yenilik nedir, Yenilik ne demek

  • Yeni olma durumu
  • Yenileşim.
  • Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt.
  • Yeni olan bir şeyin özelliği.

"Yenilik" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Makine yağının kokusunu, yeniliklerin çürümeye bırakılmasının hüznünü ilk kez o araçta oynarken duydum." - C. Külebi
  • "Amatörler çoğu kez yeniliklerde, yeni yorumlarda, denemede daha başarılıdırlar." - M. And

Yerel Türkçe anlamı:

Yeni yetiştirilmiş bağ.

Yeni yetişen bağ.

Hoppalık

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Varolan bilgi birikiminden yola çıkılarak daha gelişmiş, daha kaliteli, daha işlevsel yeni ürünler, üretim süreçleri, örgütlenmeler ve yönetim uygulamalarının geliştirilmesi.

Sosyoloji'deki anlamı:

Değişen koşullara uyarlanmak üzere toplum yaşamında oluşan yeni bir öğe ya da o zamana değin yürürlükte olan uygulayımlardan değişik bir uygulayım.

Bilimsel terim anlamı:

Özdeşi bulunmama, ortaya ilk kez konulma.

İngilizce'de Yenilik ne demek? Yenilik ingilizcesi nedir?:

innovation, novelty

Yenilik kısaca anlamı, tanımı:

Yenilik yapmak : Değişiklik yapmak, değişiklik getirmek.

Yenilik korkusu : Her değişiklikten, her yenilikten ürkme hastalığı.

Yenilikçi : Yenilikten yana olan.

Yenilikçilik : Yenilikçi olma durumu.

 

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Yetersiz : Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Verimli olmayan. Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.). Gereken, istenen niteliği olmayan.

Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.

Yeterli : Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan. Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Teceddüt : Yenilik.

Yeni : İşe henüz başlamış. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. En son edinilen. Eskisinin yerine gelen. Daha öncekilerden farklı olan. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan. Tanınmayan, bilinmeyen.

Olma : Olmak işi.

Bir : Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bir kez. Sadece. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda.

 

Yenilik yasası : Türlü davranış ya da dizilerin öğreniminde canlının en son öğrendiğini en iyi anımsama olanağının bulunduğu yasası.

Yenilik ile ilgili Cümleler

  • Diğerleri yenilik ararken, bazı insanlar uygunluk tercih eder.
  • Ali yenilikçiydi.
  • Bu yenilikçi bir çözüm.
  • Yenilikçi misin?
  • Ali yenilikçidir.
  • Yenilikçi bir fikrin var mı?
  • Benim yenilikçi olmam gerekecek.
  • Yenilik var mı?
  • Ali bir yenilikçiydi.
  • Yenilikçiler televizyonun dışında düşünüyorlar.
  • Aslında yenilikleri şüpheyle karşılayan bir yapım var.

Diğer dillerde Yenilik anlamı nedir?

İngilizce'de Yenilik ne demek? : n. change, departure, improvement, innovation, neology, newness, novelty, recency, reform

Fransızca'da Yenilik : nouveauté [la], innovation [la], modernité [la]

Almanca'da Yenilik : n. Innovation, Moderne, Neuerung, Neuheit, Novität

Rusça'da Yenilik : n. новизна (F), новость (F), новшество (N), обновление (N), новинка (F), реформа (F), нововведение (N), инновация (F)

adj. инновационный