Yep türkçesi Yep nedir

Yep ile ilgili cümleler

English: Ali wears an eyepatch.
Turkish: Ali bir göz bandı takıyor.

English: Tom was wearing an eyepatch the last time I saw him.
Turkish: Tom, son gördüğümde, bir gözbandı takıyordu.

English: He wears an eyepatch.
Turkish: O bir göz bandı takar.

English: Why are you wearing an eyepatch?
Turkish: Neden bir göz bandı takıyorsun?

İngilizce Yep Türkçe anlamı, Yep eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yep ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Precisely : Çok düzenli. Tıkır tıkır. Tamam. Tam. Tam olarak. Kesinlikle. Kusursuz olarak. Belli. Tam da….

So far : Belirli bir yere kadar. Şu ana kadar. Şimdiye kadar. Bu zamana dek. Buraya kadar. Bir yere kadar. O kadar uzak. Belirli bir mesafe. Şimdiye dek.

Heretofore : Bu ana kadar. Daha öncesinde. Şimdiye kadar. Öteden beri. Bundan evvel. Önceden. Bundan önce. Şimdiye dek.

Until now : Şimdiye kadar. Bu yana. Bu zamana dek. Şimdiye dek. Şu ana kadar.

Ay aye : Muhakkak. Hayhay.

Quite so : Aynen öyle. Kuşkusuz. Elbette. Doğru. Gerçekten öyle. Tabii.

As yet : Henüz. Şimdiye dek. Daha. Şimdilik. Şimdiye değin. Şu ana kadar. Şimdiye kadar.

Gross energy : Toplam enerji. Brüt enerji. Ham enerji. Bir yem örneğinin bomba kalorimetresi denen cihazda saf oksijen ortamında tamamen yakılarak ürettiği ısı miktarının ölçülmesiyle belirlenen toplam enerjisi, brüt enerji, he. Gros enerji.

 

Yea : Ayrıca. Kabul oyu. Olumlu oy veren kimse. Olumlu oy. Olumlu yanıt. Olumlu cevap. Bir de. Gerçekten.

Thus far : Oraya kadar. O zamana kadar. Bu dereceye kadar. Şu ana kadar. Bu zamana kadar. Buraya kadar. Şimdiye kadar.

Yep synonyms : til now, yeh, up to now, just so, yeas, yup, ny, aye, yes, ay, yeah, hitherto.

Yep zıt anlamlı kelimeler, Yep kelime anlamı

Negative : 1—a. kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. çıkarma işlemi imi. 2-durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi. bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin). Olumsuz. Etkisiz hale getirmek. Negatif. Zıt. Geri çevirmek. Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. Reddetmek. Çürütmek. Olumsuz cevap vermek.

No : Olumsuz oy. Olmaz. Aleyhte oy. Hiç. Numara. Değil. Yok yanıtı. Olumsuz karar. Çerçeve dizi ışıkları. Hiçbir.