Yokeless türkçesi Yokeless nedir
- Boyunduruk altında olmayan.
- Bağsız.
- Esir olmayan.
Yokeless ingilizcede ne demek, Yokeless nerede nasıl kullanılır?
Yokel : Köylü. Maganda. Hödük. Kıro. Taşradan gelen kaba veya cahil kimse.
Yokelish : Hödük. Görgüsüz. Terbiyesiz. Hödükçe. Kaba. Seviyesiz.
Yokels : Köylü. Hödük. Maganda. Taşradan gelen kaba veya cahil kimse. Kıro.
Yoke bone : Lades kemiği.
Yoke mate : Meslektaş. Hayat arkadaşı.
Come under the yoke : Yetkisi altında olmak. Boyunduruk altında olmak. Boyun eğmek.
Yoke of oxen : Öküz çifti. İki öküz. Çift öküz.
Yoke vent : Yardımcı havalık. Pissu döşemindeki eksi ve artı basınçları önleyen bir havalık.
Yoke of matrimony : Evlilik bağı.
Deflection yoke : Saptırıra boyunduruğu. Bir ya da daha çok kangalın oluşturduğu muknatıssal alanlarla bir eksicik demetini saptıran düzenek. Saptırma boyunduruğu.
İngilizce Yokeless Türkçe anlamı, Yokeless eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Yokeless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Insoluble : Halledilmez (problem vb). Bir çözgen içinde çözünme özelliği göstermeyen. Erimez madde. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çözümsüz sorun. Çözümsüz. Erimez. Çözülemez. Çözünmez. Bir çözücü içinde hiç çözünmeyen ya da çok az çözünen özdek.
Futureless : Umutsuz. Geleceği olmayan.
Sound : Oturaklı. Ses vermek. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Bilgisayar, fizik, gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. Selen odası. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Sert. Söylemek. Gibi gelmek.
Abject : Rezil. Miskin. Adi. Yazık. Umutsuz. Küçük düşürücü. Aşağılık. İğrenç. Sefil. Acınası.
Helpless : Savunmasız. Çaresiz. Beli bükük. Beceriksiz. Miskin. Zayıf. Yardıma muhtaç. Biçare. Güçsüz. Aciz.
Foot loose : Gevşek ayak. Seyahat etmekte veya hareket etmekte serbest. Sorumluluklarla kısıtlanmamış. Bağları olmayan.
Apart : Ayrılmış. Uzakta. Düşünce olarak farklı. Ayrı olarak. Uzağa. Başka. Ayrı bir yere. Uyuşmayan. Uzak. Farklı düşüncede.
Despairing : Çaresiz. Ümitsiz. Umutsuz. Ümidini yitirme.
Heartsick : Bağrı yanık. Kederli. Çok kederli. Bezgin. Yüreği yanık. Acılı. Üzgün.
Dim : Ahmak. Sönükleşmek. Belirsizleşmek. Loşlaşmak. Salak. Selektör yapmak. Kalın kafalı. Azaltmak. Bulanık.
Yokeless synonyms : black, pessimistic, deep, despondent, profound, heavy, unhopeful, discouraging, forlorn, lost, impossible, unbound, bondless, ungirt, desperate, bleak, off line.
Yokeless zıt anlamlı kelimeler, Yokeless kelime anlamı
Hopeful : Ümit verici. Umut veren. Ümitli. Umut verici. İyimser. Geleceği parlak. Umutlu. Ümitvar. Umutlandırıcı.
Optimistic : Optimistik. İyimser. Optimist. Nikbin.
Possible : Olası. Olanaklı. Mümkün. Olurlu. Olur. Akla uygun. Makul. Olabilir. Akla yatkın. Muhtemel.
Yokeless antonyms : encouraging, shallow.

Bu kısımda Yokeless kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Yokeless ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Yokeless anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Yokeless ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.