Yord nedir, Yord ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İğne deliği.
Yoğurt.
Yord ile ilgili Cümleler
- Anahtarları karanlıkta el yordamıyla aradı.
- Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını aradı.
- Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını arıyordu.
- Ali karanlıkta yolunu el yordamıyla aradı.
- Beni çok yordun, üzdün, kırdın.
- Doğruları söylemenin bir yolu yordamı vardır.
- Beni boşu boşuna yordunuz.
- Ben çok savaştım, savaşmak beni yordu.
- Madem benim gerçeğimi benden daha iyi biliyordunuz beni niye yordunuz?
- Oyun beni çok yordu.
Yord tanımı, anlamı
Betimleyici yordam : Bir ölçek ya da ölçüm sürekliliğine ilişkin çeşitli sınar ya da kesim noktalarını sayı ya da simgeler yerine tanıtlayıcı anlatımlarla gösteren ölçek oluşturma yaklaşımı
Çağrışım yordamı : Uzancalı yordamlar arasında yanıtlayıcıların kendiliğinden tepkilerini ortaya çıkarmayı amaçlayan ve başta sözcük ya da simgeler olmak üzere çeşitli çağrıştırıcı öğeler kullanmayı gerektiren yordam.
Çatı yordam : Genel amaçlı bir yordamın, kullanım sırasında verilecek parametrelerle tamamlanacak eksiklikleri bulunan komutlar takımı.
Deneme yanılma yordamı : Denenceli ya da uygulamalı sınamalarda karşılaşılan başarı ve başarısızlıklar sonucu öğrenme ve deneyim kazanma yolu.
Denkbiçimler yordamı : Bir ölçme aracının, değişik biçimlerinin aynı evrene birbiri ardından uygulanması sonucu elde edilen ölçümlerin gösterdiği bağıntıya dayanarak herhangi bir denk biçimin güvenirlik sınaması, bk. kestirim yolları.
Eli yordam : Gece karanlıkta görmeden, el ile araştırma.
En küçük kareler yordamı : Bir serpilmede gözlem değerlerine en uygun düşen ya da kendisinden olan sapmaların kareleri toplamını en aza indirecek doğru ya da eğriyi saptamaya yarayan işlem kuralı, bk. en uygun çizgi.
Esnek yordam : Bireye, salt ipuçları sunup, yaptığı tasarımlara bakarak ölçme durumu içindeki yanıtlarını -yaratıcı bir tutumla-yorumlamaya ve çıkarım yoluyla yargıya varmaya dayanan yordam.
Eşlenmiş ikililer yordamı : Bir deneylemede deney ve denetim kümelerini denkleştirmek için başvurulan,kümeleri oluşturacak bireylerin aranan özelliklere göre tek tek eşlenmesini öngören yordam.
Eşlenmiş küme yordamı : Bir deneylemede deney ve denetim kümelerini denkleştirmek için başvurulan, her iki kümede önemli özelliklerin ortalama dağılımı ve yayılmasının benzer olmasıyla yetinen yordam.
Görünülü yordam : Açık ya da örtük anlatımlı, belli durumları yansıtan görünüler kullanarak ya da görsel uyaranlara başvurarak tutumları ölçen çıkarıma ya da uzancaiı yordam.
Gözlem yordamı : Olayların doğrudan gözleminden yola çıkarak bilgi üreten ve bu bilgileri yine. gözlem yoluyla sınayarak geçerleyén yordam.
Guttman ölçekleme yordamı : Ölçeğin tek boyutluluğunu sağlamak ya da ölçüye vurulan içerikler, özellikler evreninin ölçeklenebilir olup olmadığını sınamak üzere bir ölçek sınarının onaylanması durumunda daha az aşırı olan tüm snarların onaylanması ve daha aşırı olan tüm snarların onaylanmamasını gerektiren böylelikle tutarlılık ya da yığışımlılık koşulunun yerine getirilmesini öngören yordam.
İkiye ayırma yordamı : Soruların dile getiriliş biçiminin yanıtlarda yarattığı yanlılık payını ölçmek üzere başvurulan ve benzer nitelikli evrenlere aynı soruların değişik biçimlerinden oluşmuş iki ayrı soru çizinliği uygulayıp sonuçları karşılaştırarak çözümlemeyi içeren güvenirlik sınaması, bk. güvenirlik kestirim yolları.
Karma çıkarımcı yordam : Tutumları uzancalı ya da yansıtıcı bir yaklaşımla saptamak üzere sözlü yordamlarla görünülü yordamları birlikte kullanan yordam, bk. çıkarımcı yordam.
Karma ölçekleme yordamı : Bir ölçüm sürekliliğini yansıtmak ve bu süreklilik üzerindeki çeşitli konumları betimlemek üzere çizimli ve sözlü simgeleri birlikte kullanan yordam.
Karma yordam : Birden çok bağımsız ölçerden oluşmuş bileşik bir ölçme aracı kullanan yordam.
Oyunlu yordam : Bir oyun düzeni içinde, oyuncak görünüşündeki ölçünlü sınarlardan oluşmuş gereçlerin kullanıldığı bir gözlem koşulunda tutumları ölçen çıkarımcı yordam, bk. bebek oyunlu ölçer.
Ölçek ayırımı yordamı : Tekboyutlu bir ölçeğin gereksinmelerini karşıladığı gibi eşit görünen aralıkları bulunan ve ölçümün yoğunluğunu veren ölçek geliştirme yordamı.
Ölçekleme yordamları : Tutum, görüş ve kanıları nicel ölçüye vurmak ya da nicel olarak ölçmek üzere ölçek oluşturma ve geliştirme yolları.
Öndeyici yordam : Bireylerin, yapılaşmamış ve örtük olmakla birlikte gereğince ölçünlenmiş bir esnek uyarana tepkide bulunmalarını isteyen, böylelikle dolaylı bir yolla ölçüm konusunda çıkarımlarda bulunmayı sağlayan yordam, bkz dolaylı yordam, uzancalı yordam.
Örnekçeli yordam : Çevrebilim de başvurulan ve bir topluluk kesimini ötekinden ayıran ölçülebilir alansal ayrıtları ya da kalıpları betimleme yordamı.
Örnekleme yordamları : Bir evrenden örnek almak üzere başvurulan ve olasılık örneklemesiyle yargılı örnekleme gibi iki ana tasarıma dayanan seçme yordamları.
Örtülü yordam : Araştırma amaçlarını gizleyebilmek ve kendiliğinden yanıtlar alabilmek üzere yanıtlayıcının tepkilerini bir başkası ya da düşsel kişiler ağzından dile getirmesine olanak veren imgesel yordam, bk. dolaylı yordam, uzancalı yordam.
Özyineli yordam : Uygulanışı sırasında kendisini çağıran ya da yine kendisini çağıracak başka bir yordamı çağıran bir yordam.
Rastlantılı küme yordamı : Bir deneylemede deney ve denetim kümelerini denkleştirmek üzere her iki kümenin rastlantılı seçilmiş bireylerden oluşmasını öngören yordam.
Sınama yeniden sınama yordamı : Bir ölçme aracının, aynı evrene ardı ardına iki kez uygulamasıyla elde edilen ölçümler arasındaki bağıntıya bakarak güvenirliğini sınama, bk. güvenirlik kestirim yolları.
Sonuç çıkarma yordamı : Bireye bütünlenmemiş bir öykü ya da olaylar dizisi sunup bundan sonuç çıkarmasını isteyerek, tutumları ölçen çıkarımcı yordam, bk. dolaylı yordam.
Sözlü ölçekleme yordamı : Bir ölçek sürekliliğini dile getirmek ve çeşitli ölçek konumlarını tanımlamak üzere nitel betimlemelere başvuran yordam.
Sözlü soru yordamı : Bireylerin tutum, kanı ve davranışlarını o konuda kendilerine doğrudan soru yönelterek öğrenme yolu.
Sözlü yordam : Sınarları sözlü yanıt ve tepkiler gerektiren uyaranlardan oluşmuş çıkarımcı yordam.
Uzancalı yordam : Bireye, ilk bakışta açık bir anlamı bulunmayan uyarıcı bir durum sunarak bu durum karşısında gösterdiği özgür tepkilerle dile getirdiği yanıtlar aracılığıyla kendisini yansıtma olanağı veren ölçme yordamı, bk. dolaylı yordam, kestirimci inceleme.
Yalınç çizge yordamı : Bir sıklık çokgenini eğriye dönüştürmek üzere başvurulan ve çokgenin kesim noktalarından bu noktaları bir atlayarak birleştiren doğrulara çizilen dikmelerin orta noktalarını birleştirerek eğri elde etme yordamı.
Yançıkarımcı yordam : Tümüyle kapalı uyaran ya da sınarlar yerine belli anlatımsal içeriği bulunan öğelere başvurarak tutumları ölçmeye çalışan yarı kapalı ölçme yordamı.
Yapım yordamı : Yapım alanında, yeni bir düzen ortaya koymanın kendine özgü yolu.
Yarıya bölme yordamı : Bir ölçme aracının, rastlantılı bir işlemle ikiye ayrılarak ayrı ayrı uygulanması sonunda iki alt biçimin verdiği ölçümler arasındaki tutarlılığa bakarak güvenirliğini sınama yordamı, bk. güvenirlik kestirim yolları.
Yerleşik yordam : Sürekli olarak ana bellekte tutulan yordam.
Yordama : Yordamak işi.
Yordama yönelik dil : Çözüm yordamının tanımlandığı işte kullanılan genel dile az çok benzeyen ve çözümün uygulandığı bilgi işlem donanımından olabildiğince bağımsız izlenceleme dili.
Yordamak : Bilinen veya gözlenen durumlardan yola çıkarak bilinmeyen veya gözlenmeyen durumlar hakkında tahminde bulunmak.
Yordamcı : Gösterişçi, başkasıyla yarışmaya düşkün.
Yordamlamak : Bir şeyi karanlıkta el ile aramak. Uygun bularak kararlaştırmak, düzenlemek, yoluna koymak: Biz Veli'nin evlenme işini yordamladık.
Yordamlık : Belli bir alanda geliştirilmiş yordamların dizgeli bütünü ya da yordam geliştirme iş ve bilgisi. Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. Kitaplık sözcüğü de kullanılır.
Yordanlı : Deli.
Yorduma : Lale, gelincik.
Yordumak : Evlenmekten caydırmak.
Yordurmah : Açıklatmak, yorumlatmak (düş için). Arkasından kötü konuşmak.
Yordurtma : Yordurtmak işi.
Yordurtmak : Yordurma işini yaptırmak.
El yordamıyla : Görmeden, elle yoklayarak. Fazla bilgi olmadan, deneme yanılma yoluyla.
Eli yordamlı : Eli işe yakışır, yatkın (kimse).
Yol yordam : Uygun olan davranış biçimi, adap, adap erkân.
Yordam : Yatkınlık, alışkanlık, yeti, meleke. Çeviklik, çabukluk. Yöntem. Kılavuz, yardımcı. Çalım.
Yordamlı : Yakışıklı. Elinden iş gelen, becerikli.
Yordamsız : Çevik olmayan, cansız. Yöntem bilmeyen, beceriksiz.
Yordurma : Yordurmak işi.
Yordurmak : Yorulmasını sağlamak. Yorumunu yaptırmak, yorumlanmasını sağlamak.
Diğer dillerde Yontulmuş kukla anlamı nedir?
İngilizce'de Yontulmuş kukla ne demek ? : carved wood

Bu kısımda Yord nedir? Yord ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yord tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yord hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.