Young plant türkçesi Young plant nedir

Young plant ile ilgili cümleler

English: Young plants should be protected in frosty weather.
Turkish: Genç bitkiler kırağılı havadan korunmalıdır.

Young plant ingilizcede ne demek, Young plant nerede nasıl kullanılır?

Young : Taze. Gençlik. Yavru. Yeni. Hayvan yavrusu. Genç. Döl. Küçük. Gençler. (hayvan) yavru.

Plant : Sıkıca yerleştirmek. Çarpmak. Yeşillendirmek. Yerleştirmek. Yapımı sağlayan makineli kuruluşların tümü. (aletler, avadanlıklar, makineler ve diğer durağanlardan kurulu işletme). Bitkilendirmek. Dikmek (bitki). Koymak. Saklamak. Ağaçlandırmak.

Young adult : Genç erişkin. Genç yetişkin.

Young ambition : Gençlik hevesi.

Young and old : Herkes. Yediden yetmişe herkes. Gençler ve yaşlılar. Her yaştan insan. Genç yaşlı.

Young animal : Yavru. Balak.

İngilizce Young plant Türkçe anlamı, Young plant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Young plant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tumbleweeds : Amarant. Sürüklenen kuru çalı. Horozibiği. Çalı topağı. Yuvarlanan ya da dönen çalı. Dalları sapından çıkan ve rüzgarda savrulan çeşitli yabani ot türlerinden her biri. Domuzotu.

Tumbleweed : Yuvarlanan ya da dönen çalı. Çalı topağı. Dalları sapından çıkan ve rüzgarda savrulan çeşitli yabani ot türlerinden her biri. Domuzotu. Horozibiği. Sürüklenen kuru çalı. Amarant.

 

Sapling : Delikanlı. Körpe ağaç. Fidan (epey boy atmış). Genç. Genç çocuk.

Bush : Burç (mühendislik terimi). Çalı. Gür saç. Çalıya benzer şey. Çalıyla örtmek. Zıvana. Burç. Çalılık arazi. Rakor. Kaplamak.

Growth : İnkişaf. Ur. Yükseliş. Gelişme. Yaşlanma. Sürgün. Büyüme. Büyümüş şey. Kaynak. Bir bitkiden sarkan dallar.

Saplings : Körpe ağaç. Genç. Delikanlı. Genç çocuk. Fidan (epey boy atmış).

Tiller : Çiftçi. Sürgün. Sürgün (bitki). Kök. Kökten filiz sürmek. Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. Filiz. Dümen yekesi. Kök filiz.

Tillers : Kök. Sürgün (bitki). Yeke (dümene takılan). Kök filizi. Çiftçi. Dümen yekesi. Kök filiz. Sürgün. Filiz.

Tillered : Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. Kök filizi. Kök filiz. Çiftçi. Filiz. Kökten filiz sürmek. Yeke (dümene takılan). Kök. Sürgün.

Cion : Evlat. Filiz. Oğul. Soy. Torunlar.

Young plant synonyms : cions, young tree.