Yula nedir, Yula ne demek

Yula; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yular.

Yula isminin anlamı, Yula ne demek:

Meşale. Yula ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Yula ile ilgili Cümleler

  • Yulaf ezmesini yiyebileceğim tek usul bol şekerlidir.
  • “O da sana er geç yuları takar, benden beter olursun.”
  • Ali genellikle kahvaltı için sadece yulaf ezmesi yiyor.
  • Ben kahvaltı için yumurta severim, ama ablam yulaf lapası tercih eder.
  • Ali genellikle yulaf ezmesini şekersiz yer.
  • Kör at boş yulardan iyidir.
  • Yulaf uzun zaman atlara ve katırlara yiyecek olmuştur.
  • Ali annesinin yulaf ezmeli kurabiye tarifini Mary ile paylaştı.
  • Yulaf ezmende biraz kuru üzüm ister misin?
  • Yulaf lapası var.
  • Bir çantada yulaf, diğerlerinde fındık var.
  • Yulaf ezmesini sadece bol şekerli yiyebilirim.
  • Annemin yulaf ezmeli kurabiyelerinin tarifini sana göndereceğim.
  • Yulaflı kurabiyeyi sevmiyorum.

Yula hakkında bilgiler

Yula – Türk ve Altay halk inancında ve şamanizminde Rüya Ruhu. Yola veya Çula (Çola) da denir. İnsan ruhunun hareketli kısmıdır. Hayalgücü anlamına da gelir. Bu ruh uykuda ve rüyada bedeni terk edebilir. İlham ve vahiy kavramları ile de bağlantılıdır. İnsan vücudunu geçici olarak terk edebilir. Bazen bu durumu hissetmek bile mümkün olmayabilir. Aynı zamanda meşale demektir ve ruhun bir çeşit ateş veya ışık (enerji) olarak görüldüğünün en güzel örneğidir. Yulamak fiili ile kullanıldığında rüya görmek ve ruhun bedenden ayrılarak gezinmesi anlamına gelir. Ruhun hareketli kısmının bedenden ayrılarak soyut diyarlara yolculuk yapmasıdır. Ayrıca sıradışı, esin kaynağı rüyaların görülmesi için de Yulamak tabiri kullanılır. Baskakov'a göre, "cevher, maya" gibi de anlamlandırılan bu anlayışa "ölünün canı" şeklinde ikinci bir mana daha yüklenebilir. Gerçekte ise "yula", insan bedeninden geçici olarak ayrılabilen canın aslı, mayası ve cevheridir. Geleneksel Hakas kültüründe "yula"ya yakın bir anlam taşıyan "çula" anlayışı vardır. Hakaslarda bu kavramın içeriğinde can düşünülmüştür. Düş (Moğolca Züd) uykudayken zihinde gerçekleşen zihinsel etkinlik(ler) ve bunlara ait algılardır. Görsel çağrışımlar şeklinde oluşur. Halk inancında ise "Yarı Ölüm" olarak algılanan uykuda görülen bu görsel imgeler öteki alem ile irtibat kabul edilir. Ve haber değeri taşıdığına inanılır. Örneğin rüyada yumurta gören bir kadının çocuğunun olacağına inanılır. Yusuf peygamber en önde gelen rüya yorumcusu olarak kabul edilir. Bazen de gerçek alemin orası, bu dünyanın bir yanılsama olduğuna inanılır. Uyku bir çeşit ölümdür ve ruhun hareketli kısmı bedeni terk eder. Kabuslar akarsulara anlatılır ki, alsın götürsün diye. Rüyalar, o esnada gidilen yer bu alemin zıddı olduğu için tersine yorumlanabilir. Çağdaş bilimsel verilere göre düşler insanın bilinçaltının birer yansıması olup, doğru çözümlendiklerinde çeşitli ussağlığı sorunlarının giderilmesine yardımcı olabilmektedir. Rüyalar tüm toplumlarda ilgi çekmiş ve öteki alemden gönderilen bilgiler veya insanların öte alemde yaptıkları yolculuklar olarak düşünülmüştür. Düş sözcüğü, düşünmek, düşmek, düşlemek fiilleri ile aynı köke sahiptir. Töz sözcüğü ile uzaktan bağlantısı dikkate değerdir. (Yol/Yul) kökünden türemiştir. Soyutlanmak, rüya görmek anlamlarını içerir. Su kaynağı ve meşale gibi anlamlar da içerir. Kral ve ululuk anlamına da sahiptir. Yular (dizgin) sözcüğü ile aynı kökten gelir. Yol (talih) kelimesiyle de bağlantılıdır.

 

Yula ile ilgili Atasözü veya Deyim

 

emanet eşeğin yuları gevşek olur : “bir kimseye emanet edilen şeyin o kimse tarafından iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır” anlamında kullanılan bir söz.

insan sözünden, hayvan yularından tutulur : “yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz” anlamında kullanılan bir söz.

yuları birinin elinde olmak : bir kimsenin davranışları birinin denetiminde, yönetiminde olmak.

yuları ele vermek (veya kaptırmak) : birinin sözünden çıkmayacak duruma gelmek, kendi iradesiyle davranmamak.

yuları takmak : birini sözünden çıkamayacak duruma getirmek, egemenliği altına almak.

yuları teslim etmek : yuları ele vermek.

Yula anlamı, kısaca tanımı

Dövülmüş kabuksuz yulaf : Daha çok kuş beslemede kullanılan kabuğu alınmış dövülmüş yulaf

Katır yuları : Başı boyunduruk gibi alıp elleri çene altında kilitleme.

Kavuzsuz yulaf : Temizlenmiş yulafın kavuzunun ayrılmasıyla elde edilen bir ürün.

Kırpılmış yulaf yan ürünü : Yulafın kırpılma işlemi sırasında elde edilen; kavuz uçlarından kırılmış olan hafif samanımsı maddeler, boş kavuzlar, olgunlaşmamış hafif yulaflar ve toz içerebilen bir yan ürün.

Yulaçan : Hayvanların boynuna takılan orta büyüklükte çan.

Yulaf açık rastığı : Yulafta, tanelerden sonra kapçıkları da karartıp döken ve başak saplarını çırılçıplak bırakan bazitlimantar; bu mantardan ileri gelen yanıklık.

Yulaf biçimli hücreler : Yangılı alveol içerisinde iğ veya yulaf tanesi görünümlü lökositler veya monositler, yulaf hücreleri. Başta Pasteurella türleri olmak üzere Gram-negatif bakterilerin toksinlerinin etkisiyle biçimlenir. Küçük hücreli akciğer karsinomlarında görülen, yuvarlak, yulaf tanesi görünümlü tümör hücreleri.

Yulaf hasılı : Yapısında % 5 şeker bulunduğundan hayvanlar tarafından sevilerek tüketilen, yeşil durumda, silaj yapılarak veya kuru ot biçiminde kaba yem olarak değerlendirilen, başaklanmaya geçmeden biçilen yulaf bitkisi.

Yulaf hasılı silajı : Yulaf bitkisinin taneleri süt-hamur oluşumu devresinde biçilerek silajının yapılması.

Yulaf kapalı rastığı : Yulaf tanelerini körleştirip kara bir tozla dolduran asalak mantar.

Yulaf kavuzu : Temiz yulaftan sofralık hububat üretimi veya yulafın kavuzunun soyulması işlemlerinden elde edilen ve esas itibarıyla yulafın dışını örten kavuzdan oluşan bir yan ürün.

Yulaf öğütme yan ürünü : Kavuzsuz yulaf elde etme fabrikasyonundan ele geçen, yulaf kavuzları ve kavuzsuz yulaf partiküllerinden oluşan, % 25'den fazla ham selüloz içermeyen bir yan ürün.

Yulaf samanı : Yulaf bitkisinin hasat edilmesinden sonra geriye kalan sap ve yaprakların öğütülmesiyle elde edilen kaba yem.

Yulaf yemlik unu : Ezilmiş yulaf fabrikasyonunda elde edilen; kırılmış kavuzsuz yulaf, kavuzsuz yulaf cipsleri, kavuzsuz yulafın unsu kısımlarıyla normal fabrikasyona göre sadece kaçınılmaz miktarda çok ince öğütülmüş durumundaki kavuzdan oluşan ve ham selülozu en çok % 4 olan bir yan ürün.

Yulaflı : Tekirdağ şehrinde, Çorlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yulak : Hamam kurnası.

Yulamak : Yuvarlamak, sürümek. Yuvarlamak. Yas etmek.

Yulan : Yılan.

Yular parası : Hayvan satışlarında alıcının satıcıya malın ederi dışında ödediği para, sevinmelik.

Yular sapı : Hayvanın başına geçirilen yular başlığının halkasına bağlanan ip.

Yuları : Kayseri ilinde, Yahyalı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Yularlı : Kılıbık.

Yularlı keser : İki elle kullanılan bir çeşit büyük keser.

Yularlığ : Hlk. Yularlı at.

Yularsız : Uysal kişi.

Çayır yulafı : Buğdaygillerden, yulafa benzeyen bir kır bitkisi (Avenastrum).

Yulaf : Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa). Bu bitkinin tohumu.

Yulaf unu : Kurutulmuş yulaf tanelerinin öğütülmesiyle elde edilen un.

Yular : Bir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip.

Yuları eksik : Kaba, anlayışsız (kimse).

Diğer dillerde Yukarıya kaydırma anlamı nedir?

İngilizce'de Yukarıya kaydırma ne demek ? : upward vertical tracking