Zoned türkçesi Zoned nedir

  • İmarlı.
  • Boşluk bırakılmış.
  • Boşluk verilmiş.
  • Bölgelere ayrılmış.
  • (argo) sarhoş.
  • Bölgelenmiş.

Zoned ingilizcede ne demek, Zoned nerede nasıl kullanılır?

Blazoned : Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Ongun. Parlatmak. Arma çizmek. Uygun bir dille söylemek. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Gösteriş. Sergilemek. Arma. Teşhir etmek.

Emblazoned : Armalarla süslenmiş. Göklere çıkartılmış. Övmek. Kutlamak. Yüceltilmiş. Armalarla donatılmış. Övülmüş. Göklere çıkarmak. Armalarla süslemek. Yüceltmek.

Rezoned : Bir bölgenin veya bölgedeki binaların kullanım amacını değiştirmek. Bölgeyi farklı bir kullanım için tahsis etmek. Bölgenin (dolayısıyla içindeki binaların) imar durumunu değiştirmek.

Zone axis : Bir kuşakta, kenarları birbirine koşut yüzeylerin ortak doğrultuları. Ortak eksen. Kuşak ekseni.

Zone bit : Bitler kümesi.

Zone defense : Alan savunması.

Zone defence : Yer savunması. Alan savunması. Bölge savunması. Aynı bölgede bulunan rakip bir oyuncuyu koruma.

Zone melting : Bölgesel eritme. Bölgesel ergime. Kesimsel eritme.

Zone of action : Taarruz bölgesi. Muharebe bölgesi.

Zone fire : Mıntıka ateşi. Bölgesel yangın.

İngilizce Zoned Türkçe anlamı, Zoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Island : Adacık. Simek. Coğrafya, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ada. Deniz ve göllerde, her yanından sularla çevrili kara parçası. Aral. Kentucky eyaletinde şehir.

Topographic point : Topoğrafik nokta.

Tonal : Ses tonuna ait. Tona uygun. Ses perdesine ait.

Slewed : Alkolden sarhoş olmuş. Çevrilmiş. Döndürülmüş.

Place : Hane. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Sıra. Anımsamak. Basamak. Koymak. Makam. İş. Kim olduğunu çıkarmak. Mahal.

Zonated : Şeritlenmiş. Alanlara ayrılmış. Kuşaklı. Kuşaklanmış. Bölümlenmiş. Şeritli.

Spot : Tanımak. Leke. Beneklemek. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Yerine koymak. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Yerini saptamak. Yerleştirmek. Benek benek olmak. Nokta yapmak.

Zoned zıt anlamlı kelimeler, Zoned kelime anlamı

Atonal : Atonal. Ahenksiz.

Deregulate : Devlet denetimini azaltmak. Hükümet kontrolünden çıkarmak. Devlet denetimini kaldırmak. Kısıtlamaları kaldırmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak.

Zoned ingilizce tanımı, definition of Zoned

Zoned kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wearing a zone, or girdle.