Blazoned türkçesi Blazoned nedir

  • İlan etmek (göze çarpan bir şekilde).
  • Kaplamak (göze çarpan bir şeyle).
  • Ongun.
  • Teşhir etmek.
  • Arma çizmek.
  • Sergilemek.
  • Arma.
  • Donatmak (göze çarpan bir şeyle).
  • Uygun bir dille söylemek.
  • Parlatmak.
  • Gösteriş.

Blazoned ingilizcede ne demek, Blazoned nerede nasıl kullanılır?

Emblazoned : Yüceltilmiş. Kutlamak. Armalarla süslemek. Göklere çıkarmak. Armalarla donatılmış. Göklere çıkartılmış. Yüceltmek. Armalarla süslenmiş. Övülmüş. Övmek.

Emblazoner : Yücelten kimse. Donatan kimse. Göklere çıkaran kimse. Süsleyen kimse. Öven kimse.

Blazon abroad : İlan etmek.

Blazon out : İlan etmek.

Blazon : Uygun bir dille söylemek. Arma. Sergilemek. Gösteriş. Ongun. Teşhir etmek. Kaplamak. Fiyaka. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Parlatmak.

Emblazon : Süslemek. Yüceltmek. Tezyin etmek. Göklere çıkarmak. Armalarla donatmak. Kutlamak. Övmek. Armalarla süslemek.

Blaze : Alev alev yanmak. Akıtma. Işımak. Ağaçlara işaret koymak. Parlamak (alev). Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların bütün burun üstüne uzanması durumu. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üstünün her iki tarafına yayılması durumu. Tam akıtma. Alevlenmek.

Blazons : Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Gösteriş. Parlatmak. Arma. Arma çizmek. Sergilemek. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Uygun bir dille söylemek. Ongun.

 

Emblazons : Armalarla süslemek. Armalarla donatmak. Övmek. Süslemek. Tezyin etmek. Göklere çıkarmak. Yüceltmek. Kutlamak.

Emblazoning : Yüceltmek. Süsleme. Övmek. Armalarla süslemek. Övme. Armalarla donatma. Armalarla süsleme. Göklere çıkarmak. Yüceltme. Kutlamak.

İngilizce Blazoned Türkçe anlamı, Blazoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blazoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coat of arms : Hanedan arması. Armalı kalkan. Armalı giysi.

Exposing : Karşı karşıya bırakmak. Ortada bırakmak. Açığa çıkarmak. Teşhir etme. Göstermek. Bırakmak. Maruz kalmak (kimyasal maddeye vb). Maruz bırakmak.

Bravado : Budalaca cesaret. Cüret. Kabadayılık. Cesaret gösterisi. Meydan okuma. Kurusıkı atma.

Armings : Silahlandırma. Donatım. Teçhizat. Silahlanma. Hazır duruma sokma.

Devices : Makine. İşaret. Hile. İstek. Aygıtlar. Nişan. Alet. Eğilim. Oyun.

Cleans : Temiz. Yıkamak. Bitirmek. Arındırmak. Boşaltmak. Almak. Arıtmak. Temizlemek. Temizlenmek.

Cleaned : Arındırmak. Temizlenmiş. Arıtmak. Temizlenen. Boşaltmak. Temizlemek.

Brightening up : Aydınlanmak. Neşelenmek. Canlanmak.

Executed : İdam etmek. Düzenlemek. Yapılmış. Yerine getirmek. Gerçekleştirilmiş. Münakit. Uygulanmış. Yerine getirilmiş. Başarılmış. İcra edilmiş.

Affectation : Sahte tavır. Naz. Yapmacıklık. Eda. Numara. Taklit. Yapmacık davranış. Yapmacık tavır.

Blazoned synonyms : bravados, device, exhibit, clean, expose, make a display, exhibiting, badging, airs, execute, exhibited, crests, arming, happy, emceed, brightened, affectations, emblem, fertile, demonstrating, exhibits, armorial bearings, emcee, blazonry, exposes, brightens, displayed, braveries, burnishing, burnish, brighten, display, designating.