Executed türkçesi Executed nedir

Executed ile ilgili cümleler

English: Ali Jackson was executed for treason.
Turkish: Ali Jackson ihanet nedeniyle idam edildi.

English: Ali was executed on October 20, 2013.
Turkish: Ali 20 Ekim 2013 tarihinde idam edildi.

English: Ali was executed in 2013.
Turkish: Ali 2013 yılında idam edildi.

English: Ali is going to be executed at midnight.
Turkish: Ali gece yarısı idam edilecek.

English: Ali is going to be executed in three days.
Turkish: Ali üç gün içerisinde asılacak.

Executed ingilizcede ne demek, Executed nerede nasıl kullanılır?

Executed a decision : Bir kararı gerçekleştirme. Bir kararı uygulama. Bir kararı yerine getirme.

Executed contract : İmzalanır imzalanmaz hüküm ifade eden sözleşme. Yapılır yapılmaz geçerli olan akit. Uygulanabilir geçerli kontrat. İki tarafında yükümlülüklerini yerine getirdiği kontrat.

Be executed : İdam cezası infaz edildi. Yerine getirildi. İdam edildi. İfa edildi. Asılmak. Uygulandı. Çalıştırıldı. Öldürüldü.

Was executed : İdam cezası infaz edildi. İfa edildi. Çalıştırıldı. Öldürüldü. Uygulandı. İdam edildi. Yerine getirildi.

 

Unexecuted : Yapılmayan. Gerçekleştirilmemiş. İcra edilmemiş. Yapılmamış.

Execute : Bir hükmü infaz etmek. Yapmak. Etmek. İcra etmek. İdam etmek. İnfaz etmek (bir yargıyı). Yürütmek. Çalmak. Sergilemek.

Execute by firing squad : Kurşuna dizmek.

Execute a project : Projeyi yürütmek.

Executers : İcra eden. Hükmü infaz eden. İdam eden. Uygulayan kimse. Yapımcı. Üstesinden gelen. Tatbik mevikiine koyan yürürlüğe koyan. Gerçekleştiren kimse. Gerçekleştiren. Yapan.

Execute mode : Gerçekleşme biçimi. Operasyon durumu. İşlem durumu. Gerçekleştirme yöntemi.

İngilizce Executed Türkçe anlamı, Executed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Executed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accede : Uymak. Muvafakat etmek. İktidara gelmek. Onaylamak. Katılmak. Tahta çıkmak. Yönetime geçmek. Yanaşmak. Kabul etmek. Razı olmak.

Achieved : Kazanmak. Elde etmek. Erişmek. Meydana getirmek. Başarmak. Ulaşmak. Erişilen.

Completes : Halletmek. Tümlemek. Uygulamak. Tam. Eksiksiz. Tamamlamak. Doldurmak. Tekmillemek. Bütün.

Introduced : Göstermek. Başlattı. İçeri sokmak. Tanıtılan. Sunmak. Tanıtmak. Başlamak. Getirdi. Öğretmek. Getirmek.

Hung : Büyük penisli (kaba dil). Asılmış. Ortak bir karara varamayan. Boynundan bir iple asılarak idam edilmiş. Penisi büyük olmak. Askıda duran. Kilitlenmiş (bir bilgisayar). Saplanmış. Asma.

Composes : Arabuluculuk yapmak. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Toparlamak. Yazmak (müzik veya şiir). Yaratmak. Yazmak. Yatıştırmak. Şiir yazmak. Eser yaratmak.

 

Display : Görüntü. Sergileme. Gözler önüne sermek. Açığa çıkarmak. Göstermek. Gösterme. Büyük puntolarla basmak. Ekran. Göz önüne sermek.

Concoct : Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Birbirine karıştırarak hazırlamak. Kafadan atmak. Hazırlamak. Uydurmak. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Tertip etmek. Uyduruvermek.

Dead and buried : Tamamlanmış. Sonlanmış. Ölüp gitmiş. Uzun zaman önce ölmüş. Sona ermiş. Bitmiş.

Manufactured : Mamul. İmal edilen. Üretilmiş. İmal edilmiş. Yapınsal.

Executed synonyms : array, effectuate, delivers, builds, dead, accomplish, exhibiting, manifest, collocates, gibbeting, collate, dependent, compose, gibbet, collocate, impressed, implemented, bring about, come close, hang, bring on, complete, gibbets, dispatched, effecting, exercised, carve out, exhibited, fabricated, execute, concocted, acquit oneself, act.

Executed zıt anlamlı kelimeler, Executed kelime anlamı

Alive : Yaşam dolu. Haberdar. Elektrik yüklü. Diri diri. Zinde. Hayat dolu. Diri. Farkında. Elektrikli. Uyanık.