Çodürmek nedir, Çodürmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Akıcı bir şeyi kuvvetle fışkırtmak.

[Bakınız: çöğdürmek].

Fışkırtarak, kavis çizerek işemek.

Çodürmek tanımı, anlamı

Fışkırtmak : Fışkırmasını sağlamak

Fışkırtma : Fışkırtmak işi.

Çöğdürmek : İşemek. İleri doğru fışkırtmak.

Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.

Çöğdürme : Çöğdürmek işi.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

İşemek : İdrar torbasında biriken sidiği dışarı atmak, çiş yapmak.

Kavis : Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

İşeme : İşemek işi.

Çizer : Karikatürcü.

Fışkı : Atgillerin taze dışkısı.

Akıcı : Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

Kavi : Dayanıklı, güçlü, zorlu. Sıkıca.

Çize : İnce yağmur. Bir kavram, durum ya da süreci tasarlamak ya da göstersel olarak açıklamak üzere biçimsel anlatımlara başvuran çizim.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Çocuksu konuşma anlamı nedir?

İngilizce'de Çocuksu konuşma ne demek ? : baby talk