Ejaculate türkçesi Ejaculate nedir

  • Bağırmak.
  • Haykırmak.
  • Ejakulat.
  • Fırlatmak.
  • Birdenbire yüksek bir sesle söylemek.
  • Beli gelmek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dışarı atmak.
  • Söyleyivermek.
  • Boşalmak.
  • Aniden söyleyivermek.
  • Boşaltmak.
  • Aniden dışarı atma; fırlatma; fışkırtma; özellikle spermayı fışkırır şekilde penisten dışarı atma.
  • Fışkırtmak.
  • Sperm boşaltmak.
  • Fışkırmak.

Ejaculate ile ilgili cümleler

English: He ejaculated while we were still having foreplay.
Turkish: O biz hâlâ ön sevişme yaparken boşaldı.

Ejaculate ingilizcede ne demek, Ejaculate nerede nasıl kullanılır?

Ejaculated : Söyleyivermek. Boşaltmak. Söyleyiverilmiş. Dışarı fışkırmış. Atılmış. Fışkırmak. Fışkırtmak. Dışarı atılmış. Haykırmak. Boşalmış.

Ejaculates : Fışkırmak. Haykırmak. Boşaltmak. Boşalmak. Söyleyivermek. Dışarı atmak. Birdenbire yüksek bir sesle söylemek. Fırlatmak. Beli gelmek. Fışkırtmak.

Ejaculating : Fışkırmak. Boşalmak. Dışarı fışkırma. Haykırmak. Söyleyiverme. Bağırmak. Söyleyivermek. Atılma. Fışkırtmak. Boşaltmak.

Ejaculation : Fışkırtma. Boşalma. Meninin atılması. Ünlem. Nida. Özellikle spermanın penisten fışkırır biçimde dışarı atılması, aniden dışarı atma, fışkırma, meni boşalması, ejakulasyo, spermatism. Cinsel boşalma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ejekülasyon. Ejakülasyon.

 

Ejaculations : Feryat. Dışarı atma. Ejekülasyon. Fışkırtma. Ejakülasyon. Nida. Cinsel boşalma. Boşalma. Ünlem. Haykırma.

Ejaculator : Söyleyiveren. Dışarı fışkırtan. Dışarı atılan. Fırlatan. Birden bire söyleyen kimse. Boşaltan. Dışarı akıtan. Fışkırtan. Atan. Dışarı fışkırtan kimse veya şey.

Ejaculatory duct : Fışkırtma kanalı. Ejakulatör kanal. Fırlatma kanalı. Bazı canlıların üreme sisteminde bulunan ve salgının hızla dışarı çıkarılmasını sağlayan kanal. ejakulator kanalı. Duktus deferensle seminal vezikülün boşaltıcı kanalının birleşmesinden oluşan ve spermayı üretraya ileten kanal. Boşaltma kanalı. Kimi canlıların üreme sisteminde bulunan ve salgının hızla dışarı çıkarılmasını sağlayan kanal. Bir şeyin içinden dışarı fışkırtılmaya zorlandığı kanal. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ejekülasyon kanalı.

Ejaculatory : Fışkırtma. Dökülüveren. Ejakülatör. Ani. Aniden dışarı atılışla ilgili, meni fışkırmasıyla ilgili olan. aniden dışarı atan, fışkırtıcı. Ejakulatör. Birdenbire. Boşaltılan.

Retrograde ejaculation : Çiftleşme sırasında spermanın üretradan dışarı fışkırması gerekirken sidik torbasına geri dönmesi. Retrograt ejakulasyon.

Ejaculatory prayer : Hızlı ve coşkulu dua.

İngilizce Ejaculate Türkçe anlamı, Ejaculate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ejaculate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Verbalize : Fiile çevirmek. Sözle anlatmak. Dile getirmek. Açıklamak. Sözlü ifade edilmek. Söze dökmek. Sözcüklerle ifade etmek. Sözcüklere dökmek. Sözle ifade etmek. İfade etmek.

 

Depletes : Tüketmek. Tükenmek (bitmek vb). Bitirmek. Azaltmak. Kurutmak. Yoksun hale getirmek. Dökmek.

Debarks : Gemiden inip karaya çıkmak. İndirmek. Karaya çıkarmak. Karaya çıkmak. Karaya ayak basmak. İnmek.

Seminal fluid : Belsuyu. Meni. Sperma. Sperm.

Expelled : Sürgün etmek. Sürmek. Çıkarmak. Kovulan. Kovulmuş. Kovmak.

Spermatozoan : Spermatozoid (sperma hücresi) ile ilgili. Sperm hücresi ile ilgili. Sperm hücresi.

Humour : Mizah. Huyuna gitmek. Huyuna suyuna gitmek. Alttan almak. Hoşuna gitmek. Mizaç. Gönlünü yapmak. Gülünçlük. Güldürü. Kaprisine boyun eğmek.

Spermatozoon : Sperm hücresi. Erkek dölleme hücresi. Sperma hücresi. Sperma. Ergöze. Spermatozoon. Sperm. Spermiyum. Spermatozoid.

Burst : Patlamak. Had safhaya gelmek. Atılmak. Dolup taşmak. Çatlamak. Boşanmak (gözyaşı). Yarılmak. Ortaya çıkmak. Fırlamak. Patlatmak.

Abdomen : Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karnın altı. Abdomen.

Ejaculate synonyms : sperm cell, come, liquid body substance, bodily fluid, creaming, cast away, chuck out, acclaim, caterwauling, brayed, chop, belch forth, chucking, emanates, bark, emanate, call, fling away, acclaims, sperm, a c deformity, ejaculated, a clay, ejaculates, bungs, clear out, become empty, creams, out, abdominal palpation, abdominal ovariectomy, calling out, protruded.

Ejaculate ingilizce tanımı, definition of Ejaculate

Ejaculate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make short and hasty exclamations. To utter ejaculations. To eject. To dart. To throw out suddenly and swiftly, as if a dart.