Serpmek nedir, Serpmek ne demek

  • Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak.
  • Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek
  • Vermek, saçmak.
  • Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.

"Serpmek" ile ilgili cümleler

  • "Yağmur serpiyor. Kar serpiyor."
  • "Buzlarını atıp karabiberlerini serptikten sonra kadehleri iyice karıştırdım." - N. Cumalı

Yerel Türkçe anlamı:

Geçmek, bulaşmak.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: dağıtmak]

Diğer sözlük anlamları:

Bir taraf sıyırmak.

Sıvazlamak.

Serpmek anlamı, kısaca tanımı:

Sere serpe : Serbest, rahat bir biçimde, çekinmeden.

Etekserpen : Kıyafeti toplu olmayan, pasaklı.

Serpme : Serpmek işi. Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ, tepeden inme. Serpilmiş durumda olan.

Ümit serpmek : Umut serpmek.

Umut serpmek : Umutlandırmak.

Yüreğine su serpmek : Bir kimseyi kaygı sebebinin ortadan kalkmasıyla veya yeniden umut verecek bir haberle ferahlatmak.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

 

Dökmek : Bir şeyi yok etmek için atmak. Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Salmak, bırakmak. Çok söylemek. Akıtmak, düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Saçmak, serpmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Belli bir yere boşaltmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Yakmak, tutuşturmak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak.

Saçmak : Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak. Bir şeyi ortalığa dağıtmak, dökmek. Işık ve ısı yaymak.

Yağmur : Çok ve sık düşen, gelen şey. Çokluk, bolluk. Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet.

Azar : Paylama.

İnce : Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Zayıf. Ayrıntılı. Hafif, gücü az.

 

Yağmak : Üst üste ve çok gelmek. Yağmur, kar, dolu gökten düşmek. Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek.

Vermek : Yaymak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Sahip olmasını sağlamak. Bırakmak veya bağışlamak. Satmak. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Ayırmak, harcamak. Ondan bilmek, atfetmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Doğurmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Tespit etmek. Dayamak. Ödemek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.

Serpmekaya : Bingöl kenti, Karlıova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Serpmek anlamı nedir?

İngilizce'de Serpmek ne demek? : v. asperse, perfuse, sprinkle, strew, scatter, spray, besprinkle, dabble, dust, intersperse, spill, splash, splatter

Fransızca'da Serpmek : parsemer, épandre, semer

Almanca'da Serpmek : v. anspritzen, bestreuen, einstreuen, sprengen, stäuben, streuen

Rusça'da Serpmek : v. рассеивать, распылять, рассып`ать, развеивать, сыпать, разбрасывать, усеивать, брызгать, кропить, вспрыскивать, спрыскивать, окроплять, моросить, рассеять, расс`ыпать, разбросать, брызнуть, вспрыснуть, спрыснуть, окропить