Çirtikli terlik nedir, Çirtikli terlik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yanları işlemeli pandufla.

Kenarları işlemeli, patiskadan yapılmış takke.

Çirtikli terlik anlamı, tanımı

Çirti : Dikenli ardıç ağacı

Çirtik : Sabun parçası. Sağılması, ağza alınması güç, ufak meme. Tabak kenarlarındaki girinti. Hiçbir şeyi beğenmeyen kişi. Kuş üzümü. Parmak şakırtısı. Küçük üzüm salkımı, salkımcık. Parmakların çıkardığı ses, şıkırtı. Küçük, ufacık. [Bakınız: çirinti]. Küçük üzüm salkımı. Parmak şıklatmadan çıkan ses.

Terli : Terlemiş olan.

Terlik : Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. Beyaz patiskadan dikilen veya yünden örülen takke, başlık.

İşlemeli : Üstünde işlemeler bulunan.

Patiska : Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez, hasse, hasa. Bu bezden yapılmış.

İşleme : İşlemek işi. Şiş, tığ, iğne ve benzerleri araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı, el işi. İnce ve süslü işlenmiş. Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Saat. hukuki tagyir. Mekanik işlemenin öteki adı. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak amacıyla, duyarkatın işlemelikte çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Nicelenmiş verileri elle, işleteçler ya da elektrikli araçlarla işlemden geçirerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleme.

 

Patis : Fransızca kökenli batiste: patiska.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Takke : İnce kumaştan dikilmiş veya ipten örülmüş, çoğunlukla yarım küre biçiminde başlık. Yarım küre biçimindeki kubbenin üst bölümü.

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Pand : Çocuğun düşmemesi için beşiğe bağlanan 40 cm. genişliğindeki bez kuşak.

Pati : Kedi, köpek vb. hayvanların ön ayağı. Küçük çocuk ayağı.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Diğer dillerde Çiroz pate anlamı nedir?

İngilizce'de Çiroz pate ne demek ? : dried mackerel paste