Örgütlenmek nedir, Örgütlenmek ne demek

  • Örgütleme işine konu olmak, teşkilatlanmak
  • Örgüt durumuna girmek.

"Örgütlenmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Akhisarlı ekiciler daha iyi örgütlenmişlerdi." - N. Cumalı

Örgütlenmek anlamı, kısaca tanımı:

Örgütlenme : Örgütlenmek işi, teşkilatlanma.

Örgüt : Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.

Örgü : Yapı. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Örme işi veya biçimi. Örülmüş saç bölüğü, belik. Örülerek yapılan, örme. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi.

Örgütleme : Örgütlemek işi, teşkil, teşkilatlandırma.

Teşkilatlanmak : Örgütlenmek.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Girmek : Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Katılmak. Kavgaya tutuşmak. Almak, fethetmek. Sığmak. Yemek yemek. İyice anlamak, iyice bilmek. Bulaşmak. İncelemek, ayrıntılara inmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Erişmek, ulaşmak. Tecavüz etmek, geçmek. Yazılmak, başlamak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Dışarıdan içeriye geçmek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak.

Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.

Olmak : Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Sürdürmek, yürütmek. Yol açmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Geçmek, tamamlanmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Uymak, tam gelmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bulunmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Sarhoş olmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur.

Diğer dillerde Örgütlenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Örgütlenmek ne demek? : to be organized, to become organized te?kilatlanmak

Fransızca'da Örgütlenmek : s'organiser

Almanca'da Örgütlenmek : v. organisieren

Rusça'da Örgütlenmek : v. организовываться