Impelling türkçesi Impelling nedir

Impelling ingilizcede ne demek, Impelling nerede nasıl kullanılır?

Impelled : Harekete geçirmek. Yöneltmek. İtmek. Zorlamak.

Impellent : Tahrik. Harekete geçiren. İtme. Sevk eden. İtici. Mecbur eden. Zorlama. Sürücü. Sevkeden.

Impeller : Pompa vb içindeki pervane. Türbin çarkı. Pal. Kompresör çarkı. Rotor. Pompa dişlisi. Sevk pervanesi. Uskur. Pervane. Sevk edici pervane.

Impellers : Pervane. Kompresör çarkı. İtici pervane. Pompa dişlisi. Pal. Çark. Kanat. Uskur. Türbin çarkı. Rotor.

Impellor : Devindiren kimse veya şey. Sevk edici pervane. Çark. Rotor. Sevk edici pervane (mühendislik). Pervane. Sevk eden kimse veya şey.

Impellors : Sevk edici pervane (mühendislik). Çark. Rotor. Sevk eden kimse veya şey. Sevk edici pervane. Devindiren kimse veya şey. Pervane.

Impel : Sevketmek. Harekete geçirmek. Zorlamak. Sevk etmek. Sürmek. Devindirmek. İtmek. Yöneltmek.

Impels : İtmek. Sevk etmek. Zorlamak. Devindirmek. Harekete geçirmek. Yöneltmek. Sürmek.

İngilizce Impelling Türkçe anlamı, Impelling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Channelise : Odaklanmak (ayrıca 'channelize'). Kanala dökmek. Kanal açmak.

 

Foiling : Sır. Bozmak. Folyo ile sarmak. Folyo döşemek. Önlemek. Set çekmek. Başarmasına engel olmak. Folyo. Engellemek.

Hefts : İrilik. Ağırlık. Kaldırmak. Sıklet. Siklet.

Bullies : Zulmetmek. Zorbalık etmek. Zorba. Dayılanmak. (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak. Kabadayılık etmek. Kabadayı. Sataşmak.

Bring into action : Faaliyete sokmak. Hayata geçirmek.

Direct : Yönetim işi. Yolu tarif etmek. Tereddütsüz. Doğrultmak. Doğrudan. İdare etmek. Emretmek. Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Dolaysız. Doğru.

Coerce : Baskı yapma. Baskı altında tutmak. Mecbur etmek. Bir şeyi kabule zorlamak. Baskı yapmak. Mecbur etme. Zorlama. İcbar etme. Tazyik etme.

Bullying : Zulmetmek. Dayılık. Fiziksel şiddet. Efelenme. Zorbalık. Sataşma. Zorbalık etmek. Korkutma. Tehdit.

Activate : Hareketlendirmek. Çalıştırmak. Aktive etmek. Aktive olmak. Etkili hale getirmek. Etkinleştirmek. Devreye sokmak. Kurmak (birlik). Aktif hale getirmek.

Hustles : İki ayağını bir pabuca sokmak. Çabuk olmak. Acele etmek. Acele ettirmek. Hile ile satmak. İtip kakmak. Koşuşturmak. Yaltaklanmak. İtelemek. Dürtmek.

Impelling synonyms : destining, aimed, foil, arouses, canalize, bestir, efficacious, clamour down, actuates, goads, bullied, dig into, canalise, bully, activates, effective, boost, bludgeoning, impel, channelizing, conduct, destines, effectual, bludgeon, goad, hustled, awake, destine, boosts, awakes, channelized, bestirring, actuate.

Impelling zıt anlamlı kelimeler, Impelling kelime anlamı

Ineffective : Kabiliyetsiz. Boş. Etkisi olmayan. Yararsız. Beceriksiz (yönetici veya işçi vb). Yeteneksiz. Etkisiz. Tesirsiz. Sonuçsuz. Faydasız.