Impelled türkçesi Impelled nedir

Impelled ingilizcede ne demek, Impelled nerede nasıl kullanılır?

Impellent : Zorlama. Tahrik. İtici. İtme. Sevkeden. Sevk eden. Mecbur eden. Harekete geçiren. Sürücü.

Impeller : Pompa vb içindeki pervane. Uskur. Türbin çarkı. Kompresör çarkı. Sevk pervanesi. Pal. Jet motor kompresörü. Sevk edici pervane. Kanat. Çark.

Impellers : Kanat. Çark. Kompresör çarkı. Pompa vb içindeki pervane. İtici pervane. Rotor. Pal. Türbin çarkı. Pompa dişlisi. Uskur.

Impelling : Son derece etkili. Yöneltmek. İtmek. Zorlamak. Harekete geçirmek.

Impellor : Çark. Pervane. Sevk eden kimse veya şey. Sevk edici pervane (mühendislik). Sevk edici pervane. Devindiren kimse veya şey. Rotor.

Impels : Sevk etmek. Zorlamak. Devindirmek. Yöneltmek. Sürmek. Harekete geçirmek. İtmek.

Impeach : İtham etmek. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak. Reddetmek. Bir suçla itham etmek. Suçlamak. Aleyhine tahkikat açmak. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Mahkemeye vermek. Kusur atfetmek. Şüphelenmek.

Impeachable : Suçlanabilir. Suç atfedilebilir. İtham edilebilir.

Impeaches : İtham etmek. Mahkemeye vermek. Bir suçla itham etmek. Aleyhine tahkikat açmak. Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak. Şüphelenmek. Suçlamak. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Reddetmek.

 

Impeachers : İtham eden kimse. Suçlayan. Başka bir kimseye karşı resmi suçlamada bulunan kimse.

İngilizce Impelled Türkçe anlamı, Impelled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actuates : Etkin hale getirmek. Kuvveden fiile çıkarmak. Harekete getirmek. Hareketlenmek. Tahrik etmek. Çalıştırmak. Faaliyete geçirmek. İşletmek.

Goad : Kışkırtmak. Teşvik etmek. Teşvik. Galeyana getirmek. Nodullamak. Dürtmek. Rahatsız etmek. Gönder. Üvendire ile dürtmek.

Bludgeoning : Coplamak. Coplama. Sopalama. Sopalamak. Zorla yaptırmak.

Foil : Set çekmek. Engel olmak. Dürtücü kılıç. Sır (ayna). Bozmak. İşini bozmak. Engellemek. Meç. Sır. Yaldız kağıdı.

Destine : Kaderinde olmak. Kaderini önceden belirlemek. Nasip etmek. Geleceğini önceden belirlemek. Önceden belirlemek. Ayırmak.

Channel : Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Yönlendirmek. Oluk. Nehir yatağı. Alıcı oluğu. Oymak. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Kanal açmak.

 

Activate : Aktive olmak. Kurmak (birlik). Etkin hale getirmek. Etkili hale getirmek. Etkinleştirmek. Çalıştırmak. Devreye sokmak. Hareketlendirmek. Aktif hale getirmek.

Hefted : Ağırlık. Sıklet. Kaldırmak. İrilik. Siklet.

Channelized : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanala dökmek. Kanal açmak.

Channelize : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanal açmak. Kanalize etmek. Kanala dökmek.

Impelled synonyms : canalize, awake, fustigate, coerce, actuating, bullying, hustles, bludgeoned, canalizes, hustled, arouses, be urgent with somebody, activated, channelise, coerces, bend, destines, bestirs, browbeat, impel, bestirred, conduct, driven, motivated, clamor down, bring to terms, boost, clamour down, hefts, channelizes, heft, hustle, bully.

Impelled zıt anlamlı kelimeler, Impelled kelime anlamı

Unmotivated : İlgilenmeyen. Nedensiz. Hiç arzu hissetmeyen. Hiç motivasyonu olmayan. Motivasyonsuz. Güdülenmeksizin. Gerekçesiz. Motive olmamış.