Importing türkçesi Importing nedir

  • Alınan.
  • İthal.
  • Yabancı ülkelerden mallar getirme.
  • İçalım.
  • Alınıyor.
  • Boş dosya alınıyor.
  • İthal etme.
  • İthal eden.

Importing ingilizcede ne demek, Importing nerede nasıl kullanılır?

Reimporting : Tekrar ithal etmek. Yeniden ithalat. Yeniden ithal etmek.

Import based on special agreements : Nato altyapı ve kıyıötesi harcamaları kapsamında yapılan ve “ithalat” yönetmeliği’nce düzenlenen dışalım türü. Özel anlaşmalara dayanan dışalım.

Import certificate : İthalatçı belgesi. İthalat izin belgesi. İthalat belgesi.

Import commerce : İthalat ticareti.

Import credit : Akreditif kredisi. İthalat kredisi. Akreditif. İthal kredisi.

Import delimited : Sınırlandırılmış al.

Import fixed width : Sabit genişlikli al.

Import custom lists : Özel listeler al.

Import handicap : İthalat engeli.

Import list from cells : Listenin alınacağı hücreler.

İngilizce Importing Türkçe anlamı, Importing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Importing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commerce : Cinsel ilişki. Alışveriş. İlişki. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Alım satım. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. İş. Tüccarlık. Ticaret. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği.

 

Importation : İthalatçılık. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Giriş. İthal malı. Dışalım. Dış alım. İthalat yapma.

Smuggling : Kaçakçılık suçu. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Gümrükten kaçırmak. Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması. bk. göçmen kaçakçılığı. Kaçırma. Gümrük kaçakçılığı. Kaçakçılık.

Gotten : Ettirmek. Elde etmek. Anlamak. Kavramak. Gelmek. Başlamak. Edinmek. Canına okumak. Ele geçirmek.

Commercialism : Ticari tutum. Ticari terim. Ticari anlayış.

Retrieving : Geri almak. Kurtarmak. Kavuşmak. Telafi etmek. Avı bulup getirmek (köpek).

Mercantilism : Merkantilist anlayış. Özellikle 1 yüzyılda deniz aşırı ticaret yapan ülkelerce benimsenen, altın ve gümüş gibi değerli madenleri bir ülkenin siyasi ve iktisadi gücünün başlıca kaynağı olarak gören ve bu nedenle altın ve gümüş miktarını artırmak için dış ticaret fazlası verilmesini zorunlu gören, aşırı devlet müdahalesini öngören öğreti ve buna dayalı iktisadi sistem. Merkantilizm. Merkantilist ticaret zihniyeti. Ticaret anlayışı.

Imported : İthal edilmiş. Alınmış. İthal edilmiş yapılmış.

Import : Önemi olmak. İma etmek. Getirtmek. İthal malı. Belirtmek. Etkilemek. İthal etmek. Dışalım. İfade etmek.

Importations : Dış alım. İthalat yapma. İthalat. İthalatçılık. İthal malı. Dışalım.

Importing ingilizce tanımı, definition of Importing

Importing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of meaning.