Importunate türkçesi Importunate nedir
- Çok ısrarcı.
- Yılışık.
- Gözü doymayan.
- Aç gözlü.
- Israrla isteyen.
- Açgözlü.
- Sürekli bir şeyler isteyen.
- Sırnaşık.
- Yapışkan.
- Israr eden.
- Doymaz.
- Acil.
Importunate ingilizcede ne demek, Importunate nerede nasıl kullanılır?
Importunately : Israrla. Acilen. Yapışkan bir biçimde. Çok aşırı üsteleyerek. Çok ısrarlı bir şekilde. Acil bir şekilde.
Importunateness : Acillik. Yapışkanlık. Çok ısrarlılık. Çok ısrarlı olma durumu. Acil olma durumu. Çok aşırı üsteleme durumu. Aciliyet.
Importune : Can sıkmak. Israrla istemek. Başının etini yemek. Tutturmak. Sıkboğaz etmek. Durmadan istemek.
Importuned : Tutturmak. Sıkboğaz etmek. Israrla istemek. Başının etini yemek. Can sıkmak.
Importunely : Sık boğaz ederek.
Importunes : Tutturmak. Sıkboğaz etmek. Israrla istemek. Can sıkmak. Başının etini yemek.
Importunities : Usandırıcı ısrar. Sıkıştırma. Bıktırıcı ısrar. Arsızlık. Sırnaşıklık. Başının etini yeme.
Importuner : Çok üsteleyen kimse. Can sıkan kimse. Çok ısrar eden. Birinin başının etinin yiyen.
Importuning : Sıkboğaz etmek. Israrla istemek. Can sıkmak. Başının etini yemek. Tutturmak.
Importunity : Başının etini yeme. Arsızlık. Sıkıştırma. Usandırıcı ısrar. Bıktırıcı ısrar. Tedirgin etme. Tacizlik. Sırnaşıklık.
İngilizce Importunate Türkçe anlamı, Importunate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Importunate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agglutinate : Birleştirmek. Yapışan. Bitişimli. Bitişken. Yapıştırmak. Tutkallamak. Bileştirmek. Bitiştirmek.
Clingiest : Yapışan. İlgi meraklısı. Sarılan.
Insatiable : Kanmaz. Pisboğaz. Doymak bilmez. Gözü aç. Obur. Doyumsuz.
Adhesive : Sadık. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilme özelliğinde olan. Zamk. Özdekleri, gereçleri birbirine kimyasal ya da fiziksel olarak bağlayan ya da yapıştıran herhangi bir özdek. Yapıştırıcı. Bulaşkan. Bant. Sıvışık.
Sassiest : Zarif. Şımarık. Şuh. Haddini bilmez. Küstah. Sulu. Arsız. İşvebaz. Utanmaz.
Glutton : Hevesli kimse. Porsuk. Obur. Doymayan kimse.
Grasping : Doymak bilmez. Gözü doymaz. Tamahkar. Doyumsuz. Gözü aç. Haris. Kavrama.
Edacious : Yemekle ilgili. Obur.
Obtrusive : Rahatsız edici. Kendini fazlasıyla belli eden. Askıntı. Kendini fazlasıyla hissettiren. Göze batan. Çok dikkat çekici. Zorla sokulan. Sıkıntı veren.
Avaricious : Tamahkar. Hırslı. Gözü aç. Paragöz. Para canlısı.
Importunate synonyms : voracious, instant, rapacious, crying, clingy, saucy, adherents, craven, brazen faced, agglutinates, brashest, perter, sassy, clarty, esurient, dire, avid, sauciest, grabber, clingier, agglutinant, gourmands, cloggy, pressing, implacable, brassier, gluttonous, cryings, clammy, sassier, insisting, intrusive, brassiest.
Importunate zıt anlamlı kelimeler, Importunate kelime anlamı
Imperative : Buyurucu. Zorunlu şey. Şart. Zorunlu. Kaçınılmazlık. Zorunluluk. Emir. Gerekli. Buyrultu. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır.
Importunate ingilizce tanımı, definition of Importunate
Importunate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Overpressing in request or demand. Unreasonably solicitous. Troublesomely urgent. As, an impotunate petitioner, curiosity. Urgent. Teasing.

Bu kısımda Importunate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Importunate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Importunate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Importunate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.