Impossible türkçesi Impossible nedir

Impossible ile ilgili cümleler

English: Camping is impossible where there is no water.
Turkish: Su olmayan bir yerde kamp yapmak imkansızdır.

English: Allen was given a problem that was impossible to solve.
Turkish: Allen'e çözülmesi imkânsız bir problem verilmişti.

English: Ali could tell that it would be impossible to reach a compromise with Mary.
Turkish: Ali Mary ile bir uzlaşmaya varmanın imkansız olduğunu söyleyebiliyordu.

English: Everything is theoretically impossible until it's done.
Turkish: Her şey yapılana kadar teorik olarak imkansızdır.

English: "I can count from 1 to 100 in French now." "Wow that's great. How about counting backwards from 100 to 1?" "No, that's still impossible for me."
Turkish: "Ben şimdi Fransızca 1'den 100'e kadar sayabilirim." "Vay bu harika. Peki 100'den 1 kadar geriye doğru saymaya ne dersin?" "Hayır, o benim için hala imkansız."

Impossible ingilizcede ne demek, Impossible nerede nasıl kullanılır?

Impossible trinity hypothesis : Olanaksız üçleme savı. Dışa açık bir ekonomide; sabit döviz kuru, serbest sermaye hareketi ve bağımsız para politikasının birlikte yürütülemeyeceği savı.

 

Attempted the impossible : İmkansız olduğu düşünüleni yapmaya çalıştı. İmkansızı denedi.

Be impossible : Elvermemek.

Make impossible : İmkansız kılmak. Olanak vermemek. İmkansızlaştırmak. İmkansız hale getirmek.

The impossible : Olmayacak. Gerçekleşmesi mümkün olmayan şey. Çekilmez. Olanaksız. İmkansız. Mümkün olmayan. Mümkün olmayan şey. Olmaz. Olamaz. Kabil olmayan.

Impossibly : İnanılmayacak kadar. Olanaksız biçimde. İmkansız bir şekilde.

Impossibleness : İmkansız olma durumu. İmkansızlık.

Impossibilities : İmkansız şey. Olanaksızlık. İmkansızlık.

Impossibility : İmposibilite. Olanaksızlık. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı. İmkansızlık. İmkansız şey. Çıkmaz yol.

Impossibility theorem : Olanaksızlık önermesi. Hangi oylama türü olursa olsun ikiden fazla önerme içeren bireysel fonksiyonlardan toplumsal bir tercih fonksiyonuna geçmenin olanaksız olduğunu ileri süren ve kenneth arrow tarafından geliştirilen önerme.

İngilizce Impossible Türkçe anlamı, Impossible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impossible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Out of the question : Söz konusu olamaz. Mevzu harici. Münakaşaya değmez. Ehemmiyetsiz.

Resistless : Mukavemetsiz. Dirençsiz.

Cruel : Gaddar. Zalim. Zor. Gaddarca. Yavuz. Korkunç. Hissiz. Merhametsiz.

Unsuitable : Uymaz. Uygun olmayan. Yakışıksız. Uymayan. Biçimsiz. Elverişsiz. Yaramaz. Uygunsuz.

The absurd : Mantıksız. Saçma. İpe sapa gelmez. Abes. Manasız. Gülünç. Abzürd. Uyumsuz. Anlamsız.

 

Unsurmountable : Aşılmaz.

No : Değil. Aleyhte oy. Olumsuz oy. Olumsuz karar. Hayır. Artık değil. Gereksiz. Yok yanıtı. Yasak. Hiç.

Ascendancy : İtibar. Hüküm. Nüfuz. Hüküm sürme. Egemenlik. Üstünlük.

Unsufferable : Tahammül edilemez (davranış). Kabul edilemez (davranış).

Arm : İnsan ve bazı hayvanlarda omuzla bilekler arasında kalan kısmı. Silahlanmak. Şube kol. Koltuk kolu. Elini uzatmak. Silah. Askerlik. Silahlamak. Askerlik hizmeti.

Impossible synonyms : possibleness, unable, unworkable, provoking, insupportable, possibility, clouted, unimaginable, ardous, ascendance, insurmountable, thumbs down, capability, birr, capabilities, unrealistic, thumb down, no deal, imposible, unlivable, unfeasible, unachievable, no shit, austere, baffling, unpracticable, no such thing, inconceivable, absurd, unseemly, christ no, absurds, intolerable.

Impossible zıt anlamlı kelimeler, Impossible kelime anlamı

Hopeful : Umut verici. Geleceği parlak. İyimser. Umut veren. Ümitvar. Umutlandırıcı. Umutlu. Ümit verici. Ümitli.

Possible : Mümkün. Akla yatkın. Makul. Olanaklı. Akla uygun. Olabilir. Muhtemel. Olur. Olurlu. İmkan dahilinde.

Practical : İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Sahne üzerinde değişik düzey elde etmek için çeşitli yükseklikte yapılan düzey. Yalnız düşünce alanında kalmayıp eyleme dönüşen, uygulanabilen. Yükselti. Denence(li). Uygulamalı. Kılgısal. Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, tatbiki, pratik, ameli.

Impossible antonyms : realistic, impossibility, surmountable, thinkable.

Impossible ingilizce tanımı, definition of Impossible

Impossible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Insuperably difficult under the circumstances. Unattainable in the nature of things, or by means at command. An impossibility. Incapable of being done, of existing, etc. Not possible. Not feasible. Absurd or impracticable.