In jest türkçesi In jest nedir

In jest ile ilgili cümleler

English: I said it in jest.
Turkish: Onu şakacıktan söyledim.

English: The question was a serious one, but he answered half in jest.
Turkish: Soru ciddiydi, ama o şakayla karışık cevapladı.

In jest ingilizcede ne demek, In jest nerede nasıl kullanılır?

In : İktidardaki. Dahili. İç. İçeri. Tutulan. İçeriye. Olarak. Çok moda olan. İçine. Gelmiş olan.

Jest : Latife. Şaka etmek. Şaka. Takılmak. Alay. Şaka yapmak. Mizah. Latife etmek. Espri. Şaka söylemek.

Say in jest : Şaka olarak söylemek. Şakacıktan söylemek.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir durumda. Zor durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda.

In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Kötü bir ruh halinde.

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla. Kötü bir yolla.

İngilizce In jest Türkçe anlamı, In jest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In jest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Just for fun : Şaka olsun diye. Sadece eğlence olsun diye. Eğlence olsun diye. Sırf eğlence olsun diye. Yeşillik olsun diye.

 

Particular : Tam. Titiz. Ayrıntı. Diğerlerinden farklı. Madde. Dikkatli. Müşkülpesent. Tek. Tek tek nesnelerin sayısız çeşitlilik gösteren ya da türsel olmayan bireysel özelliklerinden her biri. bk. tümel.

In cold blood : Gözünü kırpmadan. Kılı kıpırdamadan. Duygusuzca. Kılını kıpırdatmadan. Acımasızca ve kasten. Soğukkanlılıkla. Acımasızca. Merhametsizce. Bile bile.

Especial : Göze çarpan. Önemli. Ayrı. Baş. Özel. Müstesna. Hususi. İstisnai.

By design : Kasten. Bile bile.

Deliberately : İnadına. Kasıtlı olarak. Kasten. Kasti olarak. Bile bile. İncelikli bir şekilde. Tasarlayarak. Bilerek.

Tongue in cheek : Şaka yollu. Yarım ağızla yapılan. Yarım-ağızla-yapılan. Alaylı. Bıyık altından gülerek.

In play : Alan dışına çıkan topun, bir oyuncu elinden tekrar alana sokularak oyunun yeniden başlaması. Oyunda. İşlemde. Alay için. Top oyunda.

Prepensely : Kasıtlı olarak. Bilerek. Bile bile. Taammüden. Tasarlayarak. Kasten.

For fun : Şaka olsun diye. Zevk olsun diye. Öylesine. Zevk için. Şaka diye. Eğlence için. Alay için.

In jest synonyms : for the hell of it, airily, peculiar to, peculiar, as a joke, jokingly, intentionally, jestingly, kiddingly, intentional, designedly, jocosely, in fun, on purpose, jocularly, ad hoc.