In that case türkçesi In that case nedir

  • O takdirde.
  • O durumda.
  • Şu halde.
  • Öyleyse.
  • Bu durumda.
  • O halde.
  • Öyle olursa.
  • Demek oluyor ki.

In that case ile ilgili cümleler

English: In that case, I'll change my mind.
Turkish: Bu durumda, fikrimi değiştireceğim.

English: In that case, let's go.
Turkish: Bu durumda, gidelim.

English: In that case, call the police.
Turkish: Bu durumda, polis çağırın.

English: In that case, we've got a problem...
Turkish: Bu durumda, bir sorunumuz var.

English: In that case, I think you should come in today.
Turkish: O halde, ben sizin bugün gelmeniz gerektiğini düşünüyorum.

In that case ingilizcede ne demek, In that case nerede nasıl kullanılır?

In : İçeriye. İçine. Çok moda olan. Tutulan. Mevsimi gelmiş. İçinde. Gelmiş olan. De. Dahili. Olarak.

That : Diye. O kadar. -diği. Bu kadar. Öteki. -dığı. -an. Şu. İçin. O.

Case : Hukuksal olay. Delil. Valiz. Ciltlemek. Kasa. Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap. Mahfaza. Örnekolay. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Sokmak.

In that : -ndan ötürü. -diğinden. Madem ki. -diğinden dolayı. Onda. Mademki. Bakımından. Yönüyle. Madem. -diğine göre.

In that way : O tarzda. Şöylelikle. O şekilde.

 

At that case : Bu vakada. O zaman.

İngilizce In that case Türkçe anlamı, In that case eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In that case ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

That means : Demek ki.

To this effect : O yüzden.

As it is : Bu şekliyle. Hakikatte. Şu anki durumda. Aynıyla. Olduğu gibi. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Gerçekte.

Ie : Yani. İd est (yani). (latince) that is to say (yani). Ik. Örneğin.

In this instance : Bu aşamada. Bu sefer.

So then : Bunun için.

In the circumstances : Durum böyle olunca. Bu koşullar altında. Bu vaziyette.

In turn : Ki böylece veya dolayısıyla. Sırasıyla. Sırayla. Sıra ile. -e gelince. Kah ... kah. Nöbetleşe. (bu da) dolayısıyla.

In this case : Böyleyse. Bu vakada. Bu takdirde. Bu halde. Demek ki.

Under the circumstances : Hal böyle olunca. Bu durum karşısında. Belirli sebepler yüzünden. Öyle ise. Şartlar altında. Bu şartlar altında. Bu nedenlerden dolayı.

In that case synonyms : and so, at that, in these circumstances, viz, thens, then, thus situated, now then, if so, inasmuch, at that rate.