That means türkçesi That means nedir

  • Demek oluyor ki.
  • Demek ki.

That means ile ilgili cümleler

English: I take it that means yes.
Turkish: Sanırım o evet anlamına geliyor.

English: Can you explain what that means to me?
Turkish: Onun ne anlama geldiğini bana açıklayabilir misin?

English: I don't know if that means anything.
Turkish: Bunun bir şey ifade edip etmediğini bilmiyorum.

English: 'Philosophy' is a Greek word that means the love of wisdom.
Turkish: ' Felsefe ' bilgelik sevgisi anlamına gelen Yunanca bir kelimedir.

English: 'Polynesia' is a Greek word that means 'many islands'.
Turkish: 'Polenezya' 'birçok adalar' anlamına gelen Yunanca bir kelimedir.

That means ingilizcede ne demek, That means nerede nasıl kullanılır?

That : O kadar. -diği. İçin. Şu. Bu kadar. Öteki. -dığı. -an. Ki. -en.

Means : Vesait. Araç. Servet. Vasıta. Gelir. Para. Yol. Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey. Vesile. Yöntem.

That beats cockfighting : Berbat bir şey. Horoz dövüşünden de beter.

That beats everyting : Bu kadar da olmaz. Canıma yetti. En iyisi bu.

That beats me : Bu beni aşar. Beni aşar.

That being so : Öyle olan.

İngilizce That means Türkçe anlamı, That means eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak That means ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

In this case : Bu takdirde. Bu halde. Öyleyse. Bu durumda. Bu vakada. Böyleyse.

Scil : Yani.

In that case : Şu halde. O takdirde. O durumda. O halde. Öyleyse. Bu durumda. Öyle olursa.

Ie : Ik. İd est (yani). Örneğin. Yani. (latince) that is to say (yani).

So : Yeter. Standart damga takımının çizisel damgaları yerine, üzerinde uzlaşma sağlanmış başka bir damga takımına geçiş için kullanılan bir düğüm genişletme damgası. Böyle. Bu yüzden. Bu kadar. Şöyle. Öyle mi. Sol notası. Kafi. Öyle.

Viz : Yani.

Id est : That is (yani). İ.e. Yani.

To wit : Yani.

Scilicet : Yani.

That means synonyms : idest, therefore, to this effect, that is to say.