In this case türkçesi In this case nedir

  • Bu halde.
  • Böyleyse.
  • Öyleyse.
  • Demek ki.
  • Bu takdirde.
  • Bu vakada.
  • Bu durumda.

In this case ile ilgili cümleler

English: I don't think justice was done in this case.
Turkish: Bu olayda adaletin olduğunu sanmıyorum.

English: Can we apply this rule in this case?
Turkish: Bu durumda bu kuralı uygulayabilir miyiz?

English: The rule holds good in this case.
Turkish: Kural bu durumda geçerlidir.

English: Such an analogy is inappropriate in this case.
Turkish: Bu durumda böyle bir benzetme uygunsuzdur.

English: The rule doesn't apply in this case.
Turkish: Kural bu durumda geçerli değil.

In this case ingilizcede ne demek, In this case nerede nasıl kullanılır?

In : Mevsimi gelmiş. İktidardaki. İçinde. İçeriye. Da. Olarak. İçeri. İç. Çok moda olan. Gelmiş olan.

This : Buna. Şu. Böylesine. Böyle. Bu. Bunu. Bu kadar. Bunun. İşbu.

Case : Dava. Kap. Sorun. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Kovan. Mahfaza. Tuhaf tip. Kanıt. Kutu. Çanta.

In this chapter : Bu kısımda. Bu bölümde.

In this connection : Bu hususta. Bu münasebetle. Bu bağlamda. Bununla ilgili olarak. Bu konuda.

In this manner : Böylelikle. Bu tarzda. Bu minvalde. Bu şekilde. Bu biçimde.

 

In this regard : Bu bakımdan. Bu bağlamda. Bu konuda.

In this respect : Bu açıdan. Bu bakımdan. Bu hususta. Bu konuda. Bu itibarla.

In this sense : Bu manada. Bu bağlamda. Bu anlamda.

In this instance : Bu aşamada. Bu sefer. Bu durumda.

İngilizce In this case Türkçe anlamı, In this case eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In this case ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In that case : Demek oluyor ki. O takdirde. Şu halde. O halde. O durumda. Öyle olursa.

As it is : Bu şekliyle. Şu anki durumda. Aynıyla. Hakikatte. Olduğu gibi. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Gerçekte.

Inasmuch : -dığı için. Madem ki. -nın ışığında.

If so : Öyle ise. Öyle olsaydı. Bari. Eğer öyleyse.

Under the circumstances : Hal böyle olunca. Belirli sebepler yüzünden. Bu durum karşısında. Öyle ise. Şartlar altında. Bu şartlar altında. Bu nedenlerden dolayı. O halde.

Therefore : Bu nedenle. O yüzden. Bu yüzden. Buna binaen. Bu sebepten. Bu sebeple. Onun için. Bu cihetle. Therefore he put on his pullover.

Id est : Yani. İ.e. That is (yani).

Then : O zamanki. Zira. O durumda. O zamanın. O halde. (ondan) sonra. O zamanlar. Madem öyle.

Thens : O zamanın. Şu halde. O zamanki. O zamanlar. O halde. O durumda. (ondan) sonra. Ayrıca.

In this case synonyms : idest, at that rate, thus situated, at that, in the circumstances, at that case, viz, that means, in this instance, in these circumstances, to this effect, to wit, scilicet, that is to say, so, scil.