In the circumstances türkçesi In the circumstances nedir

  • Bu durumda.
  • Bu vaziyette.
  • Durum böyle olunca.
  • Bu koşullar altında.

In the circumstances ingilizcede ne demek, In the circumstances nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. Dahili. İçeri. İçine. Olarak. Mevsimi gelmiş. Tutulan. İçeri doğru yönelen. İçeriye. Halinde.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Circumstances : Ahval. Koşullar. Mali durum. Zenginlik. Şartlar. Durumlar. Varlık.

In the abstract : Kavram olarak. Teoride. Nazari olarak. Kuramsal olarak. Genel olarak.

In the act : Eylem halinde. Suçüstü. Çalışır halde. İşbaşında. Eylemde. Cinsel ilişki sırasında.

In the back : Arkadan.

In the aggregate : Toplam olarak. Hep birlikte. Bir bütün olarak.

In the arms of morpheus : Uykuda.

In the act of : Halinde. Halde.

In the ascendant : Etkin olan. Yıldızı parlayan. Etkinliği artan. Egemenliği artan. Hüküm süren. Egemen olan. Gücü artan.

İngilizce In the circumstances Türkçe anlamı, In the circumstances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the circumstances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

At that rate : Bu hızla. O halde. Bu gidişle. Böyle giderse. Bu şartlar altında. O hesapla.

Thens : Ayrıca. O durumda. O zamanın. Öyleyse. O zamanki. Şu halde. (ondan) sonra. O zamanlar. O halde.

Under the circumstances : Bu durum karşısında. Öyle ise. Bu nedenlerden dolayı. Belirli sebepler yüzünden. Şartlar altında. Bu şartlar altında. Hal böyle olunca. O halde.

As it is : Şu anki durumda. Bu şekliyle. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Aynıyla. Olduğu gibi. Hakikatte. Gerçekte.

At that : Olduğu gibi. Bile artık. Haliyle hatta. Bundan başka. Artık. Onun üzerine. Hem de. Mademki. Aynı zamanda.

Then : Madem öyle. O süre içinde. O halde. Ondan sonra. Demek. O zamanın. Sonra. Zira. Ayrıca. (ondan) sonra.

In this case : Demek ki. Öyleyse. Bu takdirde. Böyleyse. Bu vakada. Bu halde.

Thus situated : O durumda.

In these circumstances : Bu koşullarda. Bu şartlarda. Bu konumda.

To this effect : Demek oluyor ki. O halde. Öyleyse. O yüzden.

In the circumstances synonyms : in that case, in this instance.